Düşünce Denizi

Bektaşi’lere Ne Oldu?

Osmanlıların ilk döneminde Anadolu’da oluşan ilk tarikat Bektaşilik’ti diyebiliriz. Teşkilatlanmasını tam olarak tamamlamamıştı ama Hacı Bektaş Veli etrafında oluşum başlamıştı. Bilindiği gibi erken dönemde kurulan Yeniçeri ordusu da Bektaşi formatlıydı. Bunun apaçık bir nedeni vardı. Orduya alınanlar farklı bir kültürden gelen “devşirme” gençlerdi. Onları yeni kültüre adapte etmek, bir anlamda formatlamak için de bir eğitsel uygulama gerekiyordu. O dönemin önemli eğitsel sistemleri ise medreselerdi. Ama, medreselerin sayısı azdı, her yerde yoktu. Bu nedenle halk kendi gereksinimine yanit verecek ocaklasmalar, okullaşmalar oluşturdu. Bunlara tekkeler, dergahlar denildi. Hacı Bektaş Veli çevresindeki oluşum da bunlardan biriydi. Anadolu’da Türkçe ile, Türk kültürü ile, kendini Türk olarak tanımlayanlara hitap ediyordu. Yani halka hitap ediyordu. Saraydaki dil Arapca ve Farsca idi.

Yeniceriler askeri bir orgutlenme idi. Yani askerlik zanaatini yerine getirirlerdi. O donemlerde hatırlarsanız bir de Ahi teskilatlanması vardı. Meslek kurulusu seklinde. Usta-çırak ilişkisi içinde ve kendi ilke ve yöntemleriyle mesleği öğrettikleri, mesleği icra kurallarının oluşturulduğu ve işletildiği muhteşem bir sistem. Iste Bektaşilik Ahilik ile çok yakın ilişki içinde gelişti. Neden mi? Bunda Kadıncık Ana’nın rolu büyüktür. Kadıncık Ana, Baciyan-ı Rum’un başıydı. Yani Anadolu Kadınlar Teşkilatının. Kadıncık Ana, Hacı Bektaş Veli’nin yol evladıydı. Makalat’ta bu acikca bildirilir. O’nu kız edindi diye… Himmetini de ona birakir. Yani gercekte Haci Bektaş Veli’nin irsad ederek, kurduğu sistemi emanet ettigi kisi bir kadındır. Ama, su sıralar ataerkil bir toplum olarak yaşamakta olduğumuz için bu gerceği goz ardi ediyoruz ve onu atlayarak bir sonraki kisiye geciyoruz. Oysa Abdal Musa’yi bile yetistiren odur.

Neyse, konumuz Kadıncık Ana değil simdilik, bu yuzden onu daha sonraki bir yaziya birakalim. Donelim Osmanlı’nın ilk donemlerine… Bu donemlerde Bektasi dergahları o denli yayilmisti ki, İmparatorluğun en fazla yayılma gösterdiği dönemlerdeki haritalara baktığımızda Hasluck’un çalışmasından anlaşılıyor ki, Bektaşilik en yaygın dergah ağına sahip. İmparatorluğun büyük bir kısmına yayılmış. Bir de buna dergaha sürekli devam edemeyen ama köylerinde kendilerine yol gösteren “dede”leriyle bugün Alevi olarak tanımladığımız nufusu katarsanız, Osmanlı’daki Alevi-Bektaşi nufusunun ne denli fazla olduğunu görebilirsiniz.

Peki, ne oldu Bektaşiler? Bugün arasanız 1000 tane Bektaşiyi bir araya zor getirirsiniz. Nereye gittiler?
II. Mahmut döneminde çok büyük bir kıyıma uğradılar. Bazı Babalar öldürüldü, bazıları sürüldü. Dergahları kapatıldı. Daha da kötüsü Bektaşi dergahlarının başlarına çoğu Nakşi’lerden olmak üzere sunni şeyhler getirildi. Kazara Bektaşilikle ilgili bir kitap bulunsa, bir söz duyulsa ortaçağın cadı avcıları gibi Bektaşi avına çıkar olmuşlardı. Halk canını kurtarmak için kimliğini sakladı, unuttu… Ama yaşam tarzına nufuz etmiş olan gelenek ve görenekleri parlaklığını kaybetse de yok edilemedi. Şimdi bunları biz Sunni grubun içinde görüyoruz. O yuzden çevremizde sunni olarak tanıdığımız halde Alevi-Bektaşi kültürüne çok yakın olan , büyük sempatiyle bakan birçok kişi görüyoruz. Işte bunları radikal sünni gruptan ayrı mütalaa etmek gerekir. Onlar, Alevi-Bektaşi kültürüne çok daha yakınlar. Işin ilginci onlar ve Alevi-Bektaşiler, ülkemizin nufusunun çoğunluğunu meydana getirirler, azınlığını değil…

Olaya bir de bu cepheden bakmak gerekmez mi? Kimlere sunni diyoruz? Alevi olmayan herkes Sunni ise, bu Sünnilerin hepsi aynı mı? Biribirine ne kadar benziyorlar? Kimi var hayatında cami bile görmemis, sorsan hiç dili dönmez Arapça duaya!… Aksamdan aksama keyifle içkisini alır… Hayata gayet hümanist bir bakişla bağlıdır… ona da Sunni deriz, Aczimendi benzerlerine de… Oldu mu şimdi!…

Artık Alevi kimliğiyle uğraşmayı bırakın da biraz da Sünni kimliğini araştırın, bakalım neler bulacaksınız…
Oyle değil mi ya!…

About these ads

20 Kasım 2006 - Posted by | Bektaşilik ve Alevilik, Siyasal hayat, Tasavvuf

16 Yorum »

  1. Yazilanlara katiliyorum. Bizler koyumuzun sunni oldugunu saniyorduk. Ama gelenek ve goreneklerimiz bir cok sunni turk koylerinden farkli idi. Herseyden once koyumuzde 5 tane tekke ve 1 turbe olunca daha detayli arastirmalar yaptim. Koyumuzu kuran dedenin Haci Bektasi Veli den post aldigini ogrenince… Sunu daha iyi anladim . Neden koyumuzde Ali ve Veli isimlerinin cok oldugunun cevabini…
    Herkes biraz kokunu arastirsa daha neler cikacak neler… Ama gercekten bizim koy gibi nice koyler NEDEN sunni oldu cevaplarini boyle makaleleri ve arastirmalari okudukca daha iyi anliyor insan… Ama ben her zaman kendimi Bektasi gibi hissediyordum ve oyle de imisim…

    Sevgiler…

    Yorum tarafından Ali Idris Muslu | 8 Aralık 2006 | Cevapla

  2. Sayın Idris Muslu,

    Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Sakıncası yoksa köyünüzün adını da vermeniz mümkün mü?

    Saygılar,
    Nazenin…

    Yorum tarafından nazenin | 9 Aralık 2006 | Cevapla

  3. Kusura Bakmayin uzun sure siteye bakamadigim icin sorunuzu da cevaplandiramamis oldum. Elbette bir sakincasi yok. Denizli Tavas ilcesine bagli Aydogdu koyu ( eski ismi ABAZ olarak biliniyor ) Koyu kuran Abbas Dede ( Selcuklular zamaninda ) nin isminden etkilenerek koyumuze Abaz deniliyormus. Hala Abaz olarak telaffuz edenler var. Ayrica Tavas ilcesinin eski ismi Yarengume dir.

    Saygilar
    Ali Idris

    Yorum tarafından Ali Idris Muslu | 22 Nisan 2007 | Cevapla

  4. Sayin Ali İdris,

    Yanitiniz icin cok tesekkur ederim. Su siralar ben de siteyi yogun olarak besleyemiyorum. Bircok seyahatim ve baska isler araya girdi. Kisa bir sure sonra yazilara devam etmeyi umut ediyorum.

    Bize bilgi aktardiginiz icin tekrar tesekkur ederim.

    Saygilar,
    Nazenin…

    Yorum tarafından nazenin | 22 Nisan 2007 | Cevapla

  5. Ben bundan nce bildirmistim.Aydogdu tam yerinde verilen,
    isimdir.Cnk hilal Tavas a(yarengm)Yorandan dogmustur.

    Yorum tarafından mit Otakli | 2 Kasım 2007 | Cevapla

  6. Ben bundan nce bildirmistim.Aydogdu tam yerinde verilen,
    isimdir.Cnk hilal Tavas a(yarengm)Yorandan dogmustur.
    Yoran da yeti ve yahut sekiz yz yil nce.Bizanslilarla yapilan
    savasta saadet serbetini icme e nayil olmuslar,
    Topuz Dedesi Dedeler dedesi yetisehitler.
    gayril magdubi aleyhim vele d dallin.
    Spesiz atalar Hnkarin hidayetiylen bu diyara gelmisler. Apaz dede tekesini burda kurmus.abaz ky olmus .Kiz dedesi tursucu dede kizildede. Daha erenler vardi,velakin Aydogdu kynde bukadarini biliyorum.Sonra eski ismi uzunpinar olan kyn Aydogduylan akrabadir.Bakin slale isimleri.Asiklar,Dingiller,colak .Uzunpinarda bir dede Dede Kilac Ninem Havane kadindan duydugm kamer kadin ilk defa inek yetistirenmis.dede kilac daginin arkasinda kadin kayasinda bakarmis sigina. kara pinarin suyunun gectigi yerde Medet dede .medet olmus kyn ismi.Kirsehirden atilan bir asanin yolundan gelinmis.Biz kimiz Horasan hoydan gelib Ebtebere uyup evladi resln intikamini alip nakibil asrafa kol kanat germis olanlariz onun icin bu bolgede.Mavran.Muaviye,Yezit,Samir, Bu isimlere raslanmaz.Apdulibnisebey de uyan yoktut.Bu katari cekip getiren.Teke kynde yatan sari ismaildir.esas adi Samani sani sari Otman dir.Hnkarin halifesidir.Sfyanilerin,Mavranilerin,serinden allah bizi korusun. Sylenecek daha cok sz kaldi!Baki salamlar

    Yorum tarafından mit Otakli | 2 Kasım 2007 | Cevapla

  7. malatya nın kuzey tarafındaki sünnni olmayan bütün köyler , alevideğil bektaşiyiz diyor..bunu önemler vurguluyorlar..

    Yorum tarafından mustafa turan | 24 Kasım 2008 | Cevapla

  8. Mustafa bey Malatyanın kuzeyi derken ya Arapkir ya Arguvan yada Hekimhanı belirtmek istemişsiniz sanıyorum. O bölgeleri bilirim. Hepsi silme Aleviydi. Bektaşiyiz Alevi değiliz sözünü oralarda kimse demez. Hem ittikaden hemde nezakaten. İnkarcılar var, zaten onlardan bir alışverişimiz olmaz. Bu köylerin adlarını verseniz, bizde öğrensek.
    Selamlar…

    Yorum tarafından ergin | 18 Aralık 2008 | Cevapla

  9. Benim ismim Ümit otakli Istanbul dogumluyum.Malatyayi milmem
    Bildigim Ve ögrendigim.Alevi olunmaz, alevi dogulur Fakat Bektasi denmesi Aleviye gönül vermek sartsiz,Biat etmesi lazimdir.Bu ademkisi belki bektasi ruhuna sahip olabilir

    Yorum tarafından Ümit otakli | 24 Aralık 2008 | Cevapla

  10. Tekrar ediyorum.Malatyayi ve malatyalilari bilmem onlarlan dini ve tarkiat uzerine,bir mümasebetim olmadi.Malatyalilarin Aleyi,Rafizi,veyahut bektasi olduklarina dair hic bir bilgim yoktur.
    Bendeniz soy bakimindan Teberi topumundan halk olmusum.
    Iyi bilinsin .Kerbelada samrin önünden kacanlardan.Imam zeyidi Mavranilerin önünde birakipta kacanlardan degiliz.
    Bilakis ebamüslimin emrilen evladi resülün intikamini emevilerden alanlardaniz.Alevi olunmaz alevi dogulur.Eger catal yürek varsa aleviye Ikrar ver gel talib ol.
    soysop aranmaz soysop ariyanlar Hayber rafizilerindir onlar
    Ebütalip oglu alinin bizat düsmanidr.Aptalmusa askeri!!!!

    Yorum tarafından Ümit Otakli | 1 Şubat 2009 | Cevapla

  11. Oncelikle böyle bir site actiginiz icin cok tesekkur ederim.. Denizli-Tavas köyleri hakkinda bilgi veren arkadaslara da ayrica tesekkur ederim.. Sag olun.. Var olun.. Hizir yoldasiniz, Imam Ali yâriniz olsun.. Tavas(Yarengüme)-Beyagac(Eskere) baba tarafından memleketimiz olur.. Denizli/Tavas Kayaca Koyu’nde ve Denizli/Beyagac Yenicesme(Kesire) Koyu’nde akrabalarimiz vardır.. Bektasilikle, Bedreddinilikle ilgili arastirmalari olan Refik Engin Hoca ile msn uzerinden konustugumuzda Denizli, Burdur,Isparta dolaylarinda Ocakli Bektasilerin (Bektasi Ocaklarinin) varligindan bahsetti.. Bu konuyla ilgili internet uzerinden nacizane arastirmalar yaptim.. Arastirabildigim kadariyla bizim oralarin gecmisinin Bektasi oldugunu dusunuyorum.. Koyde bizim sulaleye ”Dedeler” sulalesi derler.. Bizim sulale hâlâ aydin, Ataturkcu, Cumhuriyetci yapisini korumaktadir.. Yine Beyagac’ta her yıl Cicekbaba Dagı’nda Cicek Baba adina duzenlenen Eren senlikleri, anma torenleri yapiliyor.. Cicek Baba ile nette yaptigim arastirmalarda Sari Baba Sultan’in ve Veli Dede’nin kardesi oldugunu, Horasan’dan geldiğini, yorenin fethinde Gazi olarak carpistigini ve daglarda cobanlik yaptigini okudum.. Yine Denizli’nin Civril Ilcesi’ne bagli Isikli beldesi var.. Sanirim bir de Isikli golu vardı o dolaylarda.. Bu ısikli adinin ”Isikli Taifesi” de denen Babai toplulugundan aldigini dusunuyorum.. Babailik Baba Ilyas Horasani ile baslamistir diye biliyorum.. Yazacagim cok sey var aslinda.. Bir sonraki yazima birakmak durumundayim simdilik.. Saglicakla kalin..

    Yorum tarafından Serdar | 3 Mart 2009 | Cevapla

  12. Yaklasik 3,5 yil once yapmis oldugum yorumun uzerine baska arkadaslarin yaptiklari yorumlari okumak cok guzel. Beyagac`li Serdar arkadas olayi cok guzel ozetlemis. Bektasilik hareketi Anadolu ve Balkanlar basta olmak uzere bir cok farkli cografya ya dagilmayi basaran ve ozunde insan sevgisini temel alan bir dusunce yapisi ile hareket eden ender hareketlerden birisidir. Gelin canlar bir olalim o zaman. Harekete bereket gerek.

    Yorum tarafından Ali Idris Muslu | 23 Mart 2010 | Cevapla

  13. Sevgili canlar merhabalar kaldığımız yerden devam edelim yine.. Aradan epey uzun bir zaman geçti ama hamd ü senalar olsun kavuştuk yine :) Öncelikle Denizli-Tavas-Tekkeköy’deki Sarı İsmail Sultan’dan bahsetmek istiyorum.. Kütahya’nın Tavşanlı İlçesi Dedeler Köyü’nde Sarı İsmail Sultan’ın soyundan gelen Sarı İsmail Ocağı’ndan Dedeler bulunmaktaymış.. Sanırım bu ocağa bağlı Dedeler zamanında Denizli-Tavas-Tekkeköy’den göçüp oraya yerleşmişler.. Bu aslında Tavas-Tekkeköy’ün eskiden “Dedegan” iken sonradan “Babagan” laştığını gösteriyor.. Yine aynı şekilde Burdur’un Yeşilova İlçesi Niyazlar Köyü Niyazi Baba Ocağı’nda 1960’lara kadar “Dedelik” soy güderken daha sonra babalığa dönüşmüş.. Tavas ile ilgili bilgi vermek istiyorum bu arada.. Tavas’ın diğer adı birçok yerde yer aldığı gibi Yarengüme’dir.. Yarenlik kültürü vardır Tavas’ta.. Yarenlik kültürü de Ahilik ile ilgilidir..Ahilik de Bektaşilik ile bağlantılıdır.. Bektaşilik de Alevilik ile.. Yaren meclislerinde aşıklar saz çalarlar birbirleriyle dostluklarını pekiştirirler.. Aşk-ı muhabbet ederler.. Tavas’a bağlı Kızılcabölük Kasabası (Beldesi)’na Kızılcabölük denilmesinin nedeni “Bir rivayete göre Kızılcabölük’te ilk yerleşen Türk grupları başlarına kırmızı börk giydikleri için bu ad kalmıştır..” Börk, bir çeşit başlıktır.. Yani buradakiler esasında Kızılbaş’tırlar.. Ama tarihsel ve sosyolojik nedenlerden dolayı özbenliğini yitiren köyler, kasabalar arasındadır.. Yine Kızılcabölük’te “Çalı Dede” türbesi vardır.. Yine Ankara-Çubuk İlçesi Kargın Köyü’nde de “Çalı Baba” türbesi var..(Kalender Veli Ocağı Dedeleri de bu köyde yaşamaktaymış.)Kızılcabölük ile Çubuk-Kargın Köyü arasında bir ilişki olabilir belki. Araştırmak gerekir.. Kızılcabölük deyince aklıma rahmetli usta sanatçı türküleriyle, sazıyla-sözüyle gönüllere taht kurmuş olan Özay Gönlüm geliyor..Hatta kendi icat ettiği, cura, bağlama ve çöğürü bir araya getirdiği ve adına da “Yaren” adını verdiğine de dikkat çekmek istiyorum.. Aslında o kadar çok doluyum ki.. Yazabileceğim çok şey var ama dağınık bilgiler halinde değil de düzenli ve özenli bir şekilde vermek ister bu fakir can.. Burada yazıma bir ara veriyorum fakat bu sefer arayı bu kadar uzun tutmayacağım (2 yıl olmuş buraya en son yazalı).. Neyse efendim aşk-ı muhabbetler dilerim.. Dedeler Sülalesinden Serdar..

    Yorum tarafından Serdar | 19 Nisan 2011 | Cevapla

  14. Sevgili canlar merhabalar kaldığımız yerden devam edelim yine.. Aradan epey uzun bir zaman geçti ama hamd ü senalar olsun kavuştuk yine :) Öncelikle Denizli-Tavas-Tekkeköy’deki Sarı İsmail Sultan’dan bahsetmek istiyorum.. Kütahya’nın Tavşanlı İlçesi Dedeler Köyü’nde Sarı İsmail Sultan’ın soyundan gelen Sarı İsmail Ocağı’ndan Dedeler bulunmaktaymış.. Sanırım bu ocağa bağlı Dedeler zamanında Denizli-Tavas-Tekkeköy’den göçüp oraya yerleşmişler.. Bu aslında Tavas-Tekkeköy’ün eskiden “Dedegan” iken sonradan “Babagan” laştığını gösteriyor.. Yine aynı şekilde Burdur’un Yeşilova İlçesi Niyazlar Köyü Niyazi Baba Ocağı’nda 1960’lara kadar “Dedelik” soy güderken daha sonra babalığa dönüşmüş.. Tavas ile ilgili bilgi vermek istiyorum bu arada.. Tavas’ın diğer adı birçok yerde yer aldığı gibi Yarengüme’dir.. Yarenlik kültürü vardır Tavas’ta.. Yarenlik kültürü de Ahilik ile ilgilidir..Ahilik de Bektaşilik ile bağlantılıdır.. Bektaşilik de Alevilik ile.. Yaren meclislerinde aşıklar saz çalarlar birbirleriyle dostluklarını pekiştirirler.. Aşk-ı muhabbet ederler.. Tavas’a bağlı Kızılcabölük Kasabası (Beldesi)’na Kızılcabölük denilmesinin nedeni “Bir rivayete göre Kızılcabölük’te ilk yerleşen Türk grupları başlarına kırmızı börk giydikleri için bu ad kalmıştır..” Börk, bir çeşit başlıktır.. Yani buradakiler esasında Kızılbaş’tırlar.. Ama tarihsel ve sosyolojik nedenlerden dolayı özbenliğini yitiren köyler, kasabalar arasındadır.. Yine Kızılcabölük’te “Çalı Dede” türbesi vardır.. Yine Ankara-Çubuk İlçesi Kargın Köyü’nde de “Çalı Baba” türbesi var..(Kalender Veli Ocağı Dedeleri de bu köyde yaşamaktaymış.)Kızılcabölük ile Çubuk-Kargın Köyü arasında bir ilişki olabilir belki. Araştırmak gerekir.. Kızılcabölük deyince aklıma rahmetli usta sanatçı türküleriyle, sazıyla-sözüyle gönüllere taht kurmuş olan Özay Gönlüm geliyor..Hatta kendi icat ettiği, cura, bağlama ve çöğürü bir araya getirdiği ve adına da “Yaren” adını verdiğine de dikkat çekmek istiyorum.. Aslında o kadar çok doluyum ki.. Yazabileceğim çok şey var ama dağınık bilgiler halinde değil de düzenli ve özenli bir şekilde vermek ister bu fakir can.. Burada yazıma bir ara veriyorum fakat bu sefer araayı bu kadar uzun tutmayacağım (2 yıl olmuş buraya en son yazalı).. Neyse efendim aşk-ı muhabbetler dilerim.. Dedeler Sülalesinden Serdar..

    Yorum tarafından Serdar | 21 Nisan 2011 | Cevapla

  15. “Çalı Dede” demişken devam edelim.. Isparta’nın Gönen İlçesi Gümüşgün(Baladız) Köyü’nde de “Çalı Dede” adında türbe varmış.. Bu köy de Alevi-Bektaşi köyü.. Bağlı olduğu ocak ise merkezi Isparta’nın Senirkent İlçesi olan Şeyh (Şah) Ahmet Sultan Ocağı.. Eskiden Senirkent’in tamamı yani %100’ü Alevi-Bektaşi iken bugün bu oran %20 dolaylarındaymış.. Ahilikle ilgili bir not düşmek istiyorum ayrıca Tokat dolaylarında bir Alevi-Bektaşi Ocağı var adı da “Keçeci Ahi Baba” Ocağı”.. Keçeci Baba, Ahi Mahmut Veli, Gül Ahi Baba, Şah Mahmut Veli gibi adlarla da anılmaktadır. Selçuklu döneminin son Ahi Babası olarak da bilinmektedir. Ayrıca zamanın önemli sanatlarından olan keçeciliğin en büyük ustasıdır. Herneyse şimdi sıra geldi Pir Abdal Musa’nın mürşidi-piri olan Yatağan Baba’ya.. Yatağan Baba Hacı Bektaş’ın halifesi, Abdal Musa’nın piri olduğu söylenir.. Denizli’nin Serinhisar İlçesi Yatağan Kasabasında dergahını kurmuştur.. Fakat 1826 yılında yıkmışlardır o güzelim dergahı.. Geriye yalnızca Yatağan Baba türbesi kalmış.. Yatağan Baba Ocağı sönmüş daha doğrusu söndürülmüş Alevi-Bektaşi ocaklarındandır.. Büyük Yatağan Baba Ocağı (Denizli-Serinhisar-Yatağan Beldesi), Küçük Yatağan Baba Ocağı (Muğla-Yatağan İlçesi).. Tıpkı Doğu Anadolu’daki Büyük Şeyh Hasan Ocağı, Küçük Şeyh Hasan Ocağı gibi Büyük-Küçük diye isimlendirilmiş.. Tavas-Tekkeköy Sarı İsmail Sultan Ocağı’nın esas merkezidir.. Ve Tekkeköy’deki Sarı İsmail Sultan’da yapılan cem-lerde hâlen, Küçük Yatağan Baba ve Büyük Yatağan Baba’ya dua edilmekteymiş. Yatağan Baba Ocağı Sarı İsmail Sultan Ocağı’nın da piri-mürşidi tahminimce.. Aynı durum Isparta-Senirkent’teki(Seyyid) Veli Baba Ocağı’nda da var.. Bu Ocakta yapılan cemlerde Eskişehir-Seyitgazi İlçesi’ndeki Seyyid (Battal) Gazi’ye dua edilmekte.. Ve Seyyid Veli Baba Ocağı’nın mürşididir Seyyid Battal Gazi Ocağı.. Yatağan Baba’nın gerçek adı “Osman” imiş.. Şu an Yatağan Baba’nın soyundan gelenler “Yatağanbaba” soyadı ile yaşamaktalar.. Bu soydan gelen en tanındık olanı ise Halkın Yükselişi Partisi (HYP) Denizli Kurucu İl başkanı ve ünlü yazar Murat Yatağanbaba’dır.. Şimdilik bu kadar.. Allah eyvallah..

    Yorum tarafından Serdar | 24 Nisan 2011 | Cevapla

  16. Ege bölgesini yurt secmis . Bizleri yani Türkmen Kökenlileri.Rafiziya .ve yahut Alevi gibi göstermek .Yanlis tir
    Evet bizim ATALARIMIZ Hz Ali Tarafidir.

    Son zamanlarda bagzi olumsuzluklar olsa bile Tarihi gecmisimiz. okunulsun.

    Hayalere kapilmadan gercek olanlar. bilinsin.

    Nedense ileri gelenler . bizim gecmiste olan olaylarimizi . ordaya cikmasindan . cekiniyorlar.

    Yanliz Büyük bir gecek var. konusma sekli vede , dudaktan cikan harf tonu . Kazak halklari ile bir.

    Ikide bir Alevigi, vede Bektasiligi Orta Asyaya atiyorlar. Arastirilsin. Bakilsin Orta Asyada kac alevi insan var..

    Bektasilik Konya Havzasinin.. Alevilikse Mezepotama kültürüdür.

    Irkcilik vede fasizim bizden uzakkk. olsun.

    Yorum tarafından Ümi Otakli | 13 Ocak 2012 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: