Atatürk’e Mektup … Aziz Nesin’den

Atam, hala yaşıyorsak;
Edepsizlik sayesinde!
Memleketi soruyorsan;
Politika dehlizinde!
İktidarlar senden sonra,
Devrimlerin tavizinde!
Anlatayım halimizi,
Kalemime izin ver de!
Yobazlarla gericiler.
Onlar bizden daha zinde!
“Atam, Atam” derler ama,
Bir adınız var sizin de!…
Halkçılıkla devletçilik!
Anlatamam, çok hazin de..
Çoktan beri sahtecilik,
Ağır çeker her vezinde!
Tek umut var, o da yalnız,
Amerikan dövizinde!
Sorma Ata’m halimizi,
Hal mi kaldı anlatacak..
İşte geldik dizindeyiz!
Yata yata çok yorulduk,
Tatil yaptık, izindeyiz!…
Sanayide henüz daha,
Cafer için gerek diye,
Amerikan bezindeyiz!
Geçeceğiz Avrupa’yı
Ama şimdi izindeyiz!
Hocamız var, hacımız var,
Uçan kuşa borcumuz var,
Eloğlunun ağzındayız!
Ama bizi zor bulurlar,
Bahar, yaz, kış, izindeyiz!…
Evet, doğru söylemişsin:
“Türk Milleti çalışkandır!”
Biz de senin tezindeyiz!
Dinlenmekten yorulduk da,
Onun için izindeyiz!…
Zinde kuvvet diye söz var,
Kimse bilmez adresini.
Ah zindeyiz, vah zindeyiz!
Bugün değil, bu yıl değil,
Çoktan beri izindeyiz.
Ata’m öyle ilerledik,
Şimdi görsen tanımazsın!
Amerikan tarzındayız!
Arasan da bulamazsın,
Otuz yıldır izindeyiz!…

Evet, Aziz Nesin yukarıdaki şiiri Atatürk’ün ölümünün 31. yıldönümünde yazmış…
O günden bugüne neler değişti, neler oldu… Acaba Aziz Nesin bugün böyle bir başlıkla Atatürk’e bir mektup yazsaydı, neler olurdu o mektupta????
Sağlıcakla kalın…
Nazenin…
Kaynak: Ustura dergisi 48. sayı.
Cebrail’in Son Gelişi…
Padişahlık zamanında adamın biri, peygamberliğini ilan edince meraklanan padişah,
-Yoklayın şunu da ne biçim peygambermiş anlayalım… demiş.
Sahte peygamberi yakalamışlar, bir de bakmışlar ki, üstaş bitik, kılıksız yalınayak bir serseri.
Sormuşlar:
- Sen peygamber misin?
-Evet…
-Nerden belli?
-Kırk günde bir Cebrail gelir bana, Tanrı’nın buyruklarını bildirir.
Yalancı peygamberin söylediklerini padişaha iletirler. Padişah:
-Ona bir geniş daire ayırın. Hizmetçi, uşak, carie, kadın , kız her ne isterse verin. Yesin, içsin, yatsın!. Yanız bir şartım var. kırk gün içinde Cebrail gelmezse, kellesini kestirrim
Adam, olağanüstü bir yaşam içinde keyyfetmiş. Kırk gün sonra sormuşlar:
-Cebrail geldi mi?
-Evet geldi.
-Ne dedi?
-Dedi ki: “Şimdi tam yerini buldun. Bu benim sana son gelişimdir. Bir daha gelmeyeceğim. Tanrı, aman olduğu yerden sakın kıpırdamasın! diyor”…. Böyle dedi,, gitti Cebrail.
Kim ne demiş?…
Çiçero: Uzun yaşamak için, yavaş yaşamak gerekir…
Bernard Shaw: Çalışmaktan bıkanlara, iş günlerinin çok daha tatlı olduğunu ispat için, pazar ve bayram günleri icat edilmiştir.
Nietzche: Sanki tabiatta, tarihte, yaşamda ahlak diye birşey varmış gibi, her zaman, her yerde ahlaktan söz eder dururuz…
Teşekkür ederim… 5000 ziyaretçi sınırını geçtik…
Henüz ikinci ayımızı bile bitirmedik. Kısa sürede 5000 girişi aştık.
İlginize teşekkür ediyorum.
Gülümsemenizi sağlayacağını düşünerek, yeni bir kategori eklemeyi düşündüm. Mizah... Burada mizah alanından seçtiklerimi sizlerle paylaşmayı planlıyorum. Düşünce denizinde kulaç atarken yorulursak, bir süreliğine dinlenip, gülümseyelim istedim.
-
Arşiv
- Temmuz 2008 (2)
- Mayıs 2008 (1)
- Temmuz 2007 (2)
- Mayıs 2007 (5)
- Nisan 2007 (4)
- Mart 2007 (6)
- Şubat 2007 (11)
- Ocak 2007 (25)
- Aralık 2006 (47)
- Kasım 2006 (58)
-
Kategoriler
-
RSS
Yazılar RSS
Yorumlar RSS


