Düşünce Denizi

Soru: Hacı Bektaş Veli’nin hayatı açısından Nişabur’un önemi ne?

Her insanın oluşumunda o kişinin doğup büyüdüğü toprakların önemi büyüktür. Onun yaşadığı dönemde söz konusu yörenin kültürel yapısı kişinin oluşmasında etkin olur. Her çocuk doğduğu kültürde “kültürlenme” dediğimiz yolla, yani kültürün sorgusuz sualsiz bir şekilde, görgü yoluyla gelenekler yoluyla öğretme özelliğiyle şekillenir ve donatılır. Dolayısıyle Hacı Bektaş Veli’nin de doğduğu ve büyüdüğü yöre ve bu yörenin kültürel özellikleri çok önemlidir. Bu yöre denince de aklımıza, Horasan ve Nişabur gelir.

Velayetname Hacı Bektaş Veli’nin yaşamı hakkında bilgi aldığımız önemli kaynaklardan biridir. Söylenceler, kerametler ve olağanüstü olaylarla bezenmiş olmakla beraber tarihi birçok ad, yer ve olgu da Velayetname’de yer almaktadır.

Horasan yöresi Hz. Ali’yi seven sayanların çoğunlukta olduğu bir bölgedir.. Dolayısıyle bu dönemde Hz.Ali soyundan olmak istenen, arzulanan bir özellik olarak gündeme gelmiştir. Sonuçta, “seyyidlik” ve “şeriflik” önemsenmiş ve bu özelliği taşıyan kişilere ülke yönetimlerince maaş bağlanması da gündeme gelmiştir. Durum böyle olunca, dönem birçok seyyid ve şeriflerin türemesine sahne olmuştur. Bunların hangisinin gerçek, hangisinin ise sonradan yakıştırılarak oluşturulduğunu anlamak ise oldukça zor bir iştir…

Velayetnameye dönersek, Horasan halkı Abbasi Haliefesi Me’mun’un Bağdat’a gitmesini müteakip yerine Musa-i Sani’yi Horasan hükümdarı olarak atarlar Adaletle hüküm sürdüğü ve yöre zenginlerinden birinin kızı olan Zeynep hatunla evlendiği söylenir. Ancak çocukları olmaz. Bu duruma hükümdar çok üzülmektedir. Bu sırada saraylarına Medine’den Ali-el Rıza adlı bir seyyid gelir ve onun duaları sonucu Zeynep hatunun bir oğlu olur. Çocuğun ismini İbrahim-i Sani koyarlar. İbrahim-i Sani ondört yaşlarına geldiğinde artık yiğitliği, cömertliği ve güzelliğiyle bilinir olmuştur. Huyu suyu iyi olan bir delikanlıdır. Tam bu dönemde Horasan hükümdarı Sultan Musa ölür. Ülkenin ileri gelenleri toplanırlar ve onun yerine bu yiğit delikanlıyı yani İbrahim-i Sani’yi hükümdar yaparlar. Uzun yıllar başarılı bir hükümdarlık yapar İbrahim-i Sani. Nişabur kentinin bilginlerinden biri olan Şeyh Ahmet’in kızı Hatem Hatun’la da evlilik yapar. Bu evlilikten doğan çocuklarının adını da “Bektaş” koyarlar. Bilime çok önem veren İbrahim-i Sani oğlunun iyi yetişmesini ister, sorar soruşturur ve kendisine yapılan öneriler doğrultusunda Ahmet Yesevi halifelerinden olan Lokman-ı Perende’yi oğluna eğitmen olarak seçer. Bektaş Perende’den birçok şey öğrenir.

Bu arada Bektaş’ın doğup yaşadığı şehir Nişabur’dur. Şehir Horasan’ın başkenti ve ordu komutanlarının ikamet ettiği yöre olarak da ayrıca önem kazandığı bir dönemi yaşıyordu. Seramik üretimi, dokumacılık gibi el sanatlarıyla ünlüydü. Dokuma sanayi kadın emeğinin de yoğun olduğu bir sanayi koluydu. Nişabur’da üretilen “saburi” olarak adlandırılan kumaş tüm dünyaya ün salmıştı. Kumaş o zamanlar “para” gibi geçerliydi. Yani kimi insan evinde top top kumaş biriktirir, daha sonra bunu para gibi alışverişinde değiş tokuşla da kullanabilirdi. Ayrıca, halkın giydiği kumaşlar arasında sık kullanılan beyaz pamuk bez şeklinde olanın adı “çelvar” dı.. (şalvar ile benzerliğine dikkatinizi çekerim). Bunlar düşük kaliteli kumaşlardı. Herkes alabilirdi. Ama bir de altın işlemeli falan kumaşlar vardı. Bunlar Bağdat kumaşlarına rakipti. İpek kumaşlar da Nişabur’da işlenirdi. Saraylara gönderilen bu kumaşlar önemli ticari malzemeydi. Kumaş sosyal sınıfın önemli belirleyicilerinden biriydi. Kumaş tüccarları sayesinde Nişabur zenginleşiyordu.
Ayrıca Nişabur’un özel bir taşı vardı. Firuze taşı. Onu da işler ve satarlardı. Nişabur’lu sanatkarlar demiri işlerlerdi. İğne, çakı, silah ve diğer madeni eşyaları da yaparlardı. Sanat, zanaat, ticaret gelişmişti. mülkiyet ve özel mülkiyet kurallara bağlı olarak işlerdi. Şehirde sulama sistemi kurulmuştu. Meslekler babadan oğula, anadan kıza geçerdi çoğu zaman… Nişabur’un parası değerliydi.

İlim konusunda da ileriydi. Şiir ve edebiyata önem verilirdi. Dar-ul İlm diyerek ilimde geldiği üst düzey vurgulanır olmuştu. Rasathane, hastahane, medreseler, hankahlar (sufi esaslı eğitim yerleri) ile donatılmıştı. Abbasi döneminden başlayarak Türk döneminde de yoğun şekilde Nişabur bilginlerin buluşma yeri oldu. Saraylarda büyük kitaplıklar oluşturuldu. Bilimsel tartışmalara izin verildi. IV. (X.) yüzyılda Dar-ül İlim denilen ilim öğretim merkezlerinin kurulduğunu görüyoruz. Bunlar yatılı olarak öğrencilerin gelip eğitim gördükleri büyük kitaplıkları olan, parasız yatılı tarzı eğitim yapan merkezlerdi. Eğitim camilerin dışında gerçekleştirilirdi. Mesela Tıp eğitimi için özel binalar oluşturulmuştu. İlme, bilime o denli önem verilirdi ki, bir alim vefat ettiğinde dükkanlar, çarşılar bir süre kapatılır yas tutulurdu…

Kısaca, bu dönem Nişabur’u için İslami Rönesans yaşanan bir dönem ve bölge olarak tarihte yerini aldığını söyleyebiliriz.

Işte Hacı Bektaş Veli’nin oluşmasında rolü olan Nişabur böyle bir Nişabur’du…

Selçuklu dönemi Nişabur’u “Bilim Kapısı” diye tanınırdı. Nişabur’un yetiştirdiği önemli isimlerden biri de Selçukluların ünlü veziri Nizam-ül Mülk’tür.

Selçukluların zamanında en büyüğünde beş bin cilt kitabın bulunduğu 13 kütüphanesi bulunduğu ve bilim adamlarının sayısının üçbin dolaylarında olduğu söylenir. Bu dönemde nufusun 30.000 vey 40.000 dolaylarında olduğu düşünülürse hiç de azımsanacak sayılar değildir.

Hiç söylemeye gerek yok, bu dönem Nişabur mimari açıdan da yörenin gözdesi durumundaydı.

Şimdi gelelim Hacı Bektaş Veli’ye… Böyle bir kentte, bir hükümdar oğlu olarak yetişen, yetiştirilen Hacı Bektaş Veli’nin nasıl şekillendiğini, nasıl oluştuğunu biraz hayalinizde canlandırabilirsiniz sanırım. Son derece iyi bir eğitim aldığından hiç kuşku yoktur.

Bugünlük de bu kadar…
Sevgiyle kalın…
Nazenin…

About these ads

17 Ocak 2007 - Posted by | Sorular-Yanıtlar

1 Yorum »

  1. çok güzelllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll omuşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşş

    Yorum tarafından onur | 15 Aralık 2008 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: