Düşünce Denizi

Türkiye’deki madenlerle ilgili 1950′de yayımlanmış bir yazıdan… Meğer en zengin zümrüt madeni de bizdeymiş!…

images-1.jpg
Kaynak: Tarih Hazinesi Dergisi, aralık 1950.

Çok ilginç yazılar var bu dergide… Öylesine sararmış ki yaprakları, insan çevirmeye korkuyor. Minicik minicik de yazmışlar, herhalde ne kadar çok bilgi aktarırlarsa o kadar hizmet yapacaklarını biliyorlar ve amaçları bu. Günümüzün bol boyalı, koca puntolu dergilerine ve gazetelerine hiç mi hiç benzemiyor. Gerçekten bir tarih hazinesi. Adamlar ciddi ciddi arşivlerde çalışmalar yapmışlar ve bunları yayımlamışlar… Fırsat oldukça sizlerle buradan birşeyler paylaşacağım… Öğrenecek öyle çok şey var ki!…

Gelelim konumuza, şimdi yazıyı aynen aktarıyorum:

“Türkiye topraklarının üstü gibi altı da zengin hazinelerle, payansız servetlerle doludur. İki saır evveline kadar dünyada detavül eden altın ve gümüşün çoğu bu topraklarda çıkmıştı. Bu madenlere Türkün alın teri karışmıştı. En zengin bakır madeni bizdedir. Maden kömürü damarlarımız yurdun iktisadiyatına parlak bir istikbal vaadediyor. Petrollerimiz henüz yedi kat yerin karanlığında çöreklenmiş yatıyor. Krom, tütya, kurşun, simli kurşun, manganez, demir, zımpare, platin, linyit, pırit, cinko, boksit, barit, akr, kehribar gibi madenlerimiz de çok zengindir. Bunlar biliniyordu. Biz topraklarımızda, şimdiye kadar bilinmeyen fevkalade kıymetli iki madenin daha bulunduğunu bu sütunlarda geniş muhite ve dünyaya ilan ediyoruz:
Zümrüt ve yeşim taşı madenleri
Evet dünyanın en zengin zümrüt madeni bizdedir.Topkapı sarayının Defterhane hazinesinde padişahların mühürleri ile mühürlü olarak cumhuriyet devrine kadar gelen ve bayrak gibi mukaddes tutulan defterlerden artakalanlar Başbakanlık arşivine devredilmişti. Burada 438 tapu sıra numarasına kaydedilen, Kanuni’nin veziriazamı Pojagalı Frenk İBrahim Paşanın Sadrazamlığı zamanında yapılan bu Anadolu eyaleti tahrir defterinin 20.inci sayfasından öğrendiğimize göre Sivrihisarda Padişahın haslarından zengin bir zümrüt madeni vardı. Bu maden Osmanlıların Mısırın saidinde (1) ve Habeş sınırları üzerinde işlettikleri zümrüt madeninden çok zengin idi. Tahminlere göre saraydaki zümrütlerin bir çoğu buradan çıkarılmıştı.

Yeşim de zümrüt kadar kıymetli bir maddedir. Başbakanlık arşivinde 58 numaralı Mühime defterinin 172 sıra numarasında kayıtlı 7 cumadel ahire 993 tarihinde Üçüncü Sultan Murat tarafından Aksaray Kadısına yazılan bir hüküm Tokat yakınındaki Araz köyünde Yeşim taşı bulunduğunu öğretmektedir. Üçüncü Murat zamanında buradan İstanbula saraya bir çok yeşim getirildiği anlaşılmaktadır. “

Bilmem sormaya gerek var mi, siz bunlari biliyor muydunuz? Ben bilmiyordum… Belki ülkemizde bilmesi gereken birçok kişi de henüz bilmiyordur… Öğrenmekte yarar var…

Sevgiyle kalın…
Nazenin…

3 Şubat 2007 Yazan: nazenin | Bunları Biliyor Muydunuz? | | 5 Yorumlar

Meğer Amerika’dan kar bile ithal etmişiz…Eski İstanbul’da kar ve buz temini üzerine…

images.jpg
Bugün kar yağıyor… Eve donerken kar tanelerinin dansını keyifle seyrettim… Sonra sıcacık odada bilgisayarımı açtım, “ne yazsam?” diye düşünürken kitaplığımdaki 1950 basımı bir dergi elime geliverdi. Açtığım sayfada “kar”la ilgili bir yazı vardı. İlginç buldum… Muhtemelen pek az kişi biliyordur diyerek, “Bunları biliyor muydunuz?” sınıflamasında sizlerle paylaşmak istedim…

Eski İstanbulun ve Osmanlı sarayının kar ve buz ihtiyacı kışın çukur ve tabalara (kar kuyularına verilen ad) doldurulan, Bursanın Keşiş dağından getirilen kar ve buzla temin edilirmiş. İstanbul karhanesi mükatası her sene müzayede ile mültezime verilirdi. Mültezimler ilk devrelerde İstanbul kadılarının, sonra şehremminlerinin tarhları üzerine halka satarlardı. Nüfusu arttıkça, buzla tedavi edilen hastalıklar çoğaldıkça İstanbul kar , buz sıkıntısı çekmeye başlamıştı. Başbakanlık arşivinde bulduğumuz henüz numaralanmamış 1272 H, 1885 M, tarihli Sultan Abdülmecit tarafından zabtiye müşiri İzzet Paşa ile Şehremini çingane şöhretini taşıyan Rumelihisarlı Hüsma yazılan bir hükümden öğendiğimize göre Amerikadan İstanbula gemilerle buz ithal ediliyordu. Hükümde bu buzların Enttia gümrüğünde resmi alınacağı iin başkaca herhangi bir resim aranmaması ve ithaline katiyyen mani olunmaması belirtilmektedir. Narha göre bir denk kar konaklara seksen beş paraya, esnafa üç kuruş beş paraya, bir torba buz da herkese otuz paraya satılacaktır. Kar denkle, buz hususi tarbalarla satılırdı.

3 Şubat 2007 Yazan: nazenin | Bunları Biliyor Muydunuz? | | Henüz Yorum Yok

Aziz Nesinden- Hergün Bayram

Sanma ileri gittik
Yirmi yıl beri gittik,
Hep geri geri gittik
Bindokuzyüzelliye!

Tere lelli tere lam
Demokrasi vesselam
Hergün bayram deliye
Döndük terelelliye!

Eski devrin devamı
Başka bir yolu var mı?
Buldurunca kıvamı,
El çektirdik valiye…

Tere lelli tere lam
Demokrasi vesselam
Hergün bayram deliye
Döndük terelelliye!

Kimine bazı vermiş,
Bize bu tarzı vermiş
Allah bu ağzı vermiş
Ne bulursan ye diye!

Tere lelli tere lam
Demokrasi vesselam
Hergün bayram deliye
Döndük terelelliye!

Esekiden farkımız var,
Türlü bin çarkımız var
Kırk çeşit şarkımız var,
Hürriyet diye diye!

Tere lelli tere lam
Demokrasi vesselam
Hergün bayram deliye
Döndük terelelliye!

Kimleri düdükledik,
Seçmeni sürükledik
İki ayda yükledik
Sermayeyi kediye…

Tere lelli tere lam
Demokrasi vesselam
Hergün bayram deliye
Döndük terelelliye!

Bez, Amerikan bezi
Tez, Amerikan tezi,
İstersen bir dış gezi
Getir bize hediye!

Tere lelli tere lam
Demokrasi vesselam
Hergün bayram deliye
Döndük terelelliye!

İktidarla her sefer
Sen de olup seferber
Etmelisin transfer,
Bak Ali’ye Veli’ye…

Tere lelli tere lam
Demokrasi vesselam
Hergün bayram deliye
Döndük terelelliye!

3 Şubat 2007 Yazan: nazenin | Mizah | | Henüz Yorum Yok