Düşünce Denizi

Cumhuriyet mitingi- Çağlayan…

Şu sırada Cumhuriyet Mitingi İstanbul’da Çağlayan‘da sürüyor…
İnanılmaz bir kalabalık var. Milyonlar var…
Yine büyük bir nezaket içinde, nazenin bir halk var. İçleri ise çoşku dolu… Atatürk ilkeleri doğrultusunda, Cumhuriyet’e, laiklik ilkesinin gereklerine sahip çıkmak için yürek birliği yapmış el-ele olmuş halk var…

BİZ BİRLEŞTİK diyorlar… Halk Birleşti... Oylarını da birleştirdiler… Muhalefet partilerine sesleniyorlar.. SİZ DE BİRLEŞİN… OYUMUZU verelim… Hep beraber Cumhuriyetimizi koruyalım, güçlendirelim…

KULAK verin bu sese Sayın Baykal ve Sayın Sezer başta olmak üzere Cumhuriyet’e ve Atatürk İlkelerine sahip çıktıklarını söyleyen tüm partiler…

Şimdi artık HİZMET zamanıdır… Sen -Ben çekişmesi yapmanın zamanı değildir.
El ele verme zamanıdır… Halkın çoşkusunu değerlendirin… Size verdiği mesaja kulak verin… Bu sese sağır olanları, duymayanları bu halk hosgörmez… Unutmayın, KİMSE VAZGEÇİLMEZ DEĞİLDİR

Kim ki, “Halk istiyor diyerek, halkın isteğine boyun eğer ve barış elini uzatir, benlikten vaz geçer, birleşmek için bir ödün verir, küçülmez, büyür… “

Bir şekilde BİRLİK olun… Oylar dağılmasın…

Halkın isteği bu… İsteği doğru okumak gerek…

29 Nisan 2007 Yazan: nazenin | Siyasal hayat | | Henüz Yorum Yok

Genelkurmay’ın 27 Nisan Açıklaması:

images.jpg

Genelkurmay’dan çok sert açıklama
27 Nisan 2007

Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişe ile izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur” denildi.

Genelkurmay Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde bugün yayınlanan açıklamanın tam metni şöyle:
“Türkiye Cumhuriyeti devletinin, başta laiklik olmak üzere, temel değerlerini aşındırmak için bitmez tükenmez bir çaba içinde olan bir kısım çevrelerin, bu gayretlerini son dönemde artırdıkları müşahede edilmektedir. Uygun ortamlarda ilgili makamların, sürekli dikkatine sunulmakta olan bu faaliyetler; temel değerlerin sorgulanarak yeniden tanımlanması isteklerinden, devletimizin bağımsızlığı ile ulusumuzun birlik ve beraberliğinin simgesi olan milli bayramlarımıza alternatif kutlamalar tertip etmeye kadar değişen geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.

Bu faaliyetlere girişenler, halkımızın kutsal dini duygularını istismar etmekten çekinmemekte, devlete açık bir meydan okumaya dönüşen bu çabaları din kisvesi arkasına saklayarak, asıl amaçlarını gizlemeye çalışmaktadırlar. Özellikle kadınların ve küçük çocukların bu tür faaliyetlerde ön plana çıkarılması, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne karşı yürütülen yıkıcı ve bölücü eylemlerle şaşırtıcı bir benzerlik taşımaktadır.

Bu bağlamda;

Ankara’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları ile aynı günde kuran okuma yarışması tertiplenmiş, ancak duyarlı medya ve kamuoyu baskıları sonucu bu faaliyet iptal edilmiştir.

22 Nisan 2007 tarihinde Şanlıurfa’da; Mardin, Gaziantep ve Diyarbakır illerinden gelen bazı grupların da katılımı ile, o saatte yataklarında olması gereken ve yaşları ile uygun olmayan çağ dışı kıyafetler giydirilmiş küçük kız çocuklarından oluşan bir koroya ilahiler okutulmuş, bu sırada Atatürk resimleri ve Türk bayraklarının indirilmesine teşebbüs edilerek geceyi tertipleyenlerin gerçek amaç ve niyetleri açıkça ortaya konulmuştur. 

Ayrıca, Ankara’nın Altındağ ilçesinde “Kutlu Doğum Şöleni” için ilçede bulunan tüm okul müdürlerine katılım emri verildiği, Denizli’de İl Müftülüğü ile bir siyasi partinin ortaklaşa düzenlediği etkinlikte ilköğretim okulu öğrencilerinin başları kapalı olarak ilahiler söylediği, Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Nikfer beldesinde dört cami bulunmasına rağmen, Atatürk İlköğretim Okulunda kadınlara yönelik vaaz ve dini söyleşi yapıldığı yolunda haberler de kaygıyla izlenmiştir. 

Okullarda kutlanacak etkinlikler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilgili yönergelerinde belirtilmiştir. Ancak, bu tür kutlamaların yönerge dışı talimatlarla yerine getirildiği tespit edilmiş ve Genelkurmay Başkanlığınca yetkili kurumlar bilgilendirilmesine rağmen herhangi bir önleyici tedbir alınmadığı gözlenmiştir. 

Anılan faaliyetlerin önemli bir kısmının bu tür olaylara müdahale etmesi ve engel olması gereken mülki makamların müsaadesi ile ve bilgisi dahilinde yapılmış olması meseleyi daha da vahim hale getirmektedir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Cumhuriyet karşıtı olan ve devletimizin temel niteliklerini aşındırmaktan başka amaç taşımayan bu irticai anlayış, son günlerdeki bazı gelişmeler ve söylemlerden de cesaret almakta ve faaliyetlerinin kapsamını genişletmektedir.

Bölgemizdeki gelişmeler, din ile oynamanın ve inancın siyasi bir söyleme ve amaca alet edilmesinin yol açabileceği felaketlerin ibret alınması gereken örnekleri ile doludur. Kutsal bir inancın üzerine yüklenmeye çalışılan siyasi bir söylem veya ideolojinin inancı ortadan kaldırarak, başka bir şeye dönüştüğü, ülkemizde ve ülke dışında görülebilmektedir. Malatya’da ortaya çıkan olayın bunun çarpıcı bir örneği olduğu ifade edilebilir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin çağdaş bir demokrasi olarak, huzur ve istikrar içinde yaşamasının tek şartının, devletin Anayasamızda belirlenmiş olan temel niteliklerine sahip çıkmaktan geçtiği şüphesizdir. 

Bu tür davranış ve uygulamaların, Sn. Genelkurmay Başkanı’nın 12 Nisan 2007 tarihinde yaptığı basın toplantısında ifade ettiği “Cumhuriyet rejimine sözde değil özde bağlı olmak ve bunu davranışlarına yansıtmak” ilkesi ile tamamen çeliştiği ve Anayasanın temel nitelikleri ile hükümlerini ihlal ettiği açık bir gerçektir. 

Son günlerde, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişe ile izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri yapılmakta olan tartışmaların ve olumsuz yöndeki yorumların kesin olarak karşısındadır, gerektiğinde tavrını ve davranışlarını açık ve net bir şekilde ortaya koyacaktır. Bundan kimsenin şüphesinin olmaması gerekir. 

Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün, “Ne mutlu Türküm diyene!” anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır.

Türk Silahlı Kuvvetleri, bu niteliklerin korunması için kendisine kanunlarla verilmiş olan açık görevleri eksiksiz yerine getirme konusundaki sarsılmaz kararlılığını muhafaza etmektedir ve bu kararlılığa olan bağlılığı ile inancı kesindir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”

28 Nisan 2007 Yazan: nazenin | Uncategorized | | Henüz Yorum Yok

Atatürk ile ilgili filmlerden kısa görüntüler…

images-11.jpg

Blogroll sınıflaması altında, Atatürk’le ilgili çeşitli filmleri bulabilirsiniz. Amerikan Sefiri’ne yaptığı konuşma, denize girerken, manevi kızıyla, vb. gibi… Ataturk’un tum dunya uluslarına, bu arada Amerika’ya da nasıl dosça yaklaştığını ancak ne kadar vakur bir ifadeyle, kendi ulusunun yüce değerlerine ve kimliğine sahip çıktığını izliyorsunuz…

Nazenin…

28 Nisan 2007 Yazan: nazenin | Uncategorized | | Henüz Yorum Yok

14 Nisan Cumhuriyet Mitinginde meydana gelen yollar da doluydu

460575580_f62d359716_m2.jpg

Ankara Unutulmayacak Bir Gün Yaşadı…

14 Nisan günü Ankara Tandoğan meydanı son derece nezih bir toplulukla doldu, taştı. Mitingde bulunan herkesin yüzü aydınlık, yüreği pek, alnı açıktı… Atatürk’ün ilkeleri doğrultusunda and içmiş küçük çocuklar büyümüş, atalarına verdikleri sözü yerine getireceklerini göstermeye gelmişlerdi. Hem de kimi “anasını da almış, getirmişti” … kimi torununu da alıp getirmişti… Kadın – erkek demeden, yanyana, omuz omuza Cumhuriyet’e sahip çıkmaya gelmişlerdi… Sahipsiz değildi bu topraklar… Bu ülke bizimdi… Laikti, laik kalacaktı…

TV kanallarından Kanaltürk mitingi bütün haşmetiyle aksettirmeye çalıştı. Skytürk de bu konuda üzerine düşeni yerine getirdi… Ya diğerleri… Kimi küçümsemeye çalıştı, kimi görmezden geldi… Sözümona üçyüz, dörtyüz kişi katılmış mitinge… Bu ne biçim habercilik!… Bu kadar beceriksiz olamayacaklarına göre, ne denli yanlı haber vermekte olduklarını gördük TV kanallarının… Medya’nın… Halk bundan sonra, hangi TV kanalının, hangi gazetenin haberine inanılabileceğini görmüş oldu… Hele TRT ? Tarafsızlık böyle ise, ne demeli bilemiyorum.

Sizlerle mitingde çekilmiş olan birkaç resim paylaşacağım. Böylece daha kolaylıkla anlayabiliriz mitingdeki coşkuyu… Fazla söze gerek kalmadan…
460575338_2cdda8f85a_m1.jpg460575156_14d8c6db10_m.jpg

14-nisan-tandogan.jpg

22 Nisan 2007 Yazan: nazenin | Siyasal hayat, Uncategorized | | Henüz Yorum Yok