Düşünce Denizi

Bektaşi Fıkraları

Bektaşi fıkraları eleştirir, ama incitmeden, nazik bir şekilde, nazenince eleştirir. Bu yüzden de eşi, benzeri yoktur. Bizim edebiyatımızın da önemli bir kısmını meydana getirir. Derler ki, bir fıkranın Bektaşi fıkrası olup, olmadığını anlamak için dikkat edeceğiniz hususlardan biri, fıkranın yüz kızartıcı olup olmadığıdır. Eğer yüzünüz kızarırsa, bilin ki bu Bektaşi fıkrası değildir, ama inceden eleştirir, güzelce hicveder ve zekice sizi düşündürerek,gülümsetirse, o zaman bunun Bektaşi fıkrası olduğunu söyleyebilirsiniz.

Ara sıra bu satırlarda sizlere Bektaşi fıkralarından da örnekler vermeye çalışacağım. İşte ilk örneğimiz:

Beştaşi yolda bir dilenciye rastlamış..

Çolak, topal, şaşı, kambur dilenci yalvarıyormuş:
– Allah rızası için bir sadaka…
Baba Erenler ceplerini yoklamış, metelik yok
Bunun üzerine elindeki rakı şişesini uzatmış:
– Çek bir fırt!..
Dilenci:
– Olmaz, demiş, günahtır, sonra çarpılırım…
Bektaşi:
Ulan, çarpılırsan düzelirsin!..

Reklamlar

13 Kasım 2006 - Posted by | Bektaşi Fıkraları, Bektaşilik ve Alevilik

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: