Düşünce Denizi

Bektaşi Nefesleri- Rıza Tevfik’ten…

Bugün sizinle bir nefesi daha paylaşmak istiyorum. Bu en zevk ettiklerimden biri… Bu nefes tam bir “naz” örneği. Naz ne demek? Önce kısaca onu açıklayalım. Bektaşi için Tanrı ulaşılmaz, erişilmez değildir. O’nu kendinden ayırmaz. Gönül evinde konaklatır. Hani Yunus’un dediği gibi “Bir Ben vardır bende, benden içeri“. Dolayısıyle Bektaşi, Tanrı’yla iç içedir, hemhaldir. Tanrı’dan korkmaz, onun korkusu “hizmette kusur etmek” konusundadır. Işte bu nedenle de kendini her an hizmete hazır tutmak ister. Hizmetten geri kalmaktan korkar. O zaman Tanrı’ya saygısını, görevini yerine getirememiş hisseder kendini… Bu öyle bir Aşk’tır ki, öyle bir yakınlıktır ki, saf duygunun dişinda herşey yok olur. Böylesine büyük bir aşkın karşılığı olarak kendisini de “O’nun sevdiklerinden” olarak görür ve bu denli yakın olabilenlerin biribirine yapabileceği ölçüde de “naz” yapmaya yetkin hisseder. Sonuçta, arasıra Tanrı’ya tatlı tatlı takılır… O’ndaki engin hosgörüye sığınarak… İşte buna NAZ ehli olmak denir. Aslında bu yolla ustaca hicvettiği bağnazlıktır…

Bektaşi nefeslerinde birçok şair, nazlanmayı ustaca kullanmıştır. Bunun güzel örneklerinden birini de Rıza Tevfik‘te görürüz.

Bana sual sorma, cevap müşküldür
Her sırrı ben sana açamam hocam
Hakkın hazinesi darı değildir,
Cami avlusunda saçamam hocam.

Kayd-i ahiretle düşmem mihnete,
Ben burda memurum şimdi hizmete,
Hayvan otlatırken gidip cennete
Sana hulle donu biçemem hocam

Halka korku verme, velvele salıp,
Dünya ve ahiret, bu köhne kalıp
Ben softa değilim, cübbemi alıp
İmaret imaret göcemem hocam.

Ölümden ürker mi tez ölen kimse
Çoktan mazhar oldum ben Hak nefese
Bu demi sürerken ecel gelirse
İşimi bırakıp kaçamam hoam

Şarabı menetme, o değil hüner
Aşıkım badesiz pek başım döner
Gönlümde muhabbet atesi söner
Özrüm var, sade su içemem hocam

Nar-ı ceheennemi önüme serme
Günahımı döküp kaygular verme
Kitapta yerini bana gösterme,
Ben pek o yazıyı seçemem hocam

Filozof Rıza’yım, dinsiz anlama
Dini ben öğrettim kendi babama
Her ipte oynadım cambazım amma
Sırat köprüsünü geçemem hocam…

Reklamlar

15 Kasım 2006 - Posted by | Bektaşilik ve Alevilik, Nefesler, Tasavvuf

1 Yorum »

  1. Pek güzel bir nefes yazana Aşkolmuş zaten! Gerisi bizlerin başına!:) Elinize sağlık kardeşim.

    Yorum tarafından can diyelim Ruha perde | 4 Aralık 2006 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: