Düşünce Denizi

Bektaşi Fıkraları- İlhan Selçuk’tan naklen…

Bugünkü Cumhuriyet gazetesinde İlhan Seçuk‘un köşesini okuyordum. İlhan Selçuk Bektaşiler’in eleştirilerini incelikle bezeyerek fıkralar halinde sunmalarından pek güzel yararlanır ve sık sık yazılarında Bektaşi fıkralarına yer vererek biraz da “kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla…” der. Yine öyle yapmış usta… Yazısını Papa’nın Türkiye ziyaretinin gündemde olduğu günde iki Bektaşi fıkrasıyla süslemiş. Bu fıkralar Bektaşiler arasında gayet iyi bilinir ama bir Bektaşi fıkrasının kullanıldığı yer önemlidir. Çünkü, gerçekte fıkranın mesajı hangi olayın veya hangi sözün ardından anlatıldığı ile anlam kazanır. Burada olay Papa’nın ziyareti…. Hani, sayın Papa müslümanlara yönelik sözleriyle rengini ve duygularını açık açık ortaya dökmekten hiç rahatsız olmamıştı ve bu durum tüm islam dünyasını incitmişti. Doğaldır ki, tepki toplamıştı. Bunca tepkiye rağmen müslüman diyarına adım attıysa, bu adımı attıracak önemli nedenleri olmalıydı!…

Neyse, dönelim İlhan Selçuk’un yazısına ve Bektaşi fıkrasına, usta şöyle yazmış:
“…
Gerçekte Müslümanlık çok kolaydır, besmeleyle işe başlamak yeter, kelime-i şahadet getirdin mi vaziyet tamamdır…
Vaktiyle Ortaköy’de Bektaşi ile Papaz çok dost imişler, yedikleri içtikleri ayrı gitmezmiş…
Bir gün Bektaşi’ye haber vermişler:
-Hemen gel, Papaz çok hasta…
Bektaşi varmış bakmış ki dostu ölüm döşeğinde yatıyor… Bektaşi’yi görünce papaz’ın dudakları titremeye başlamış, konuştu konuşacak…
Baba Erenler hemen eliyle Papaz’ın ağzını kapatmış…
Çevreden bozulanlar sormuşlar:
-Ne yapıyorsun yahu?
Bektaşi:
– Ben bu pezevengi bilirim, demiş, şimdi bir besmele çeker, doğru Cennet’e gider…”

İkinci fıkraya geçmeden önce küçük bir açıklama yapalım. Herkesin bildiği gibi Hıristiyan dünyasının sembolü İznik konsil toplantısından bu yana “haç” tır. Hz. İsa’nın yaşadığı dönemde ölüm cezaları işkence içerir şekilde gerçekleştirilir ve iki şekilde yapılırdı. Bunlardan biri, haç şeklinde iki tahta direğin birbirine bağlanması(çarmıh) ve bu çarmıhın yatay uzantısının iki ucuna avuç içlerinden insanı çivileyerek asmak ve böylece ölüme terk etmek, diğeri ise, kazığa oturtarak ölüme terk etmek… Her ikisi de son derece ızdıraplı öldürme yöntemleri…
İsa çarmıha gerilerek ölüme terk edilmiştir, bilirsiniz. Bu yüzden “Hz. İsa’nın duyduğu acıyı hissedebilmeyi” vurgular haç çıkarma olgusu… Şimdi, fıkra şöyle:

Bektaşi, papaz dostuna sormuş:
– Bana bak, siz hıristiyanlar ikide bir neden istavroz çıkarıyorsunuz?
Papaz:
-Yahudiler Hazreti İsa’yı çarmıha gerdiler ya, peygamberimizi anıyoruz…
Bektaşi:
-Şükredin ulan, demiş, ya İsa’yı kazığa oturtsalardı, ne yapacaktınız?…

Evet, teşekkürler İlhan Selçuk, bizlerle bu fıkraları paylaştığın için…

nazenin.

Reklamlar

29 Kasım 2006 - Posted by | Bektaşi Fıkraları, Bektaşilik ve Alevilik

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: