Düşünce Denizi

Bektaşi Nefesleri- Bedri Noyan Dedebaba

Bektaşilik zor iştir. Hele bu yolda mürşitlik daha da zor bir iştir. Bedri Noyan Dedebaba 6 Kasım 1997’de Hak’ka yürüdü. Aydın’da defnedildi. Bedri Noyan Dedebaba denilince akla hemen “Ene’l Aşk” kavramı gelir. Çünkü, Hakk’a giden en büyük yol Aşk’tır derdi. Hatta Aşık, aşkına kavuşunca, tevhidde aşktan gayri ne kalır ki! diye düşünürdü… Bu yüzden de nefeslerini “Ene’l Aşk” adı altında toplamıştı. Tıp doktoruydu, son derece aydın biriydi, iyi bir Türkolog’du. Bektaşilik üzerine pek çok çalışması vardır. Başka bir yazıda kendisinden daha etraflıca bahseder, bilgi veririz. Kendisinden sonra, 12.12.1997 tarihinde boşalan Dedebabalık postuna şu anki Dedebaba, Haydar Ercan oturmuştur.

Bedri Noyan Dedebabanın mürşidlereden beklentilerini şöyle dile getiriyor:

Nerde yanlış varsa düzeltmelidir,
Sana ne denirse ko densin Mürşid..
Senin üstündeki el Hak elidir,
Böyle hizmetleri üstlensin Mürşid

Ölen kişi tekrar öldürülmez ki,
Gönlünde yanarsa tatlı bir sezgi,
Ona hayat vermek bir şiir, ezgi
Böyle hizmetleri yüklensin Mürşid.

Şaka mı itilip bunca kakılmak,
Tamusunda hırsın, cehlin yakılmak?
Yalana göğsünü tam siper kılmak..
Böyle hizmetleri yüklensin Mürşid.

Sabretsin, dayansın, ağular içsin,
Varını yok etsin, kendinden geçsin,
Yokluk varlığına tennure biçsin,
Böyle hizmetleri yüklensin Mürşid..

Tek sevgilisini Halk’a getirsin,
Onu bütün insanlara sevdirsin
Hamervah, cahili nura erdirsin
Böyle hizmetleri yüklensin Mürşid

Ağzıyla kuş tutsa beğenmezleri,
Önüne ıhtırsın, itmesin geri,
Elbet biri görür onda cevheri
Böyle hizmetleri yüklensin Mürşid

Hamervah getirip atom patlatsa,
Bir yalana hergün yüz daha katsa
Hırsından delirse, çirkefler atsa
Böyle hizmetleri yüklensin Mürşid

Tac, Hırka, Kemer’i bir süs mü sandın?
O çerağ güneştir, nuruna yandın..
Bu ağır işi yap böyleydi and’ın
Böyle hizmetleri yüklensin Mürşid

Bedri Noyan Dedebaba söyledi:
Bakmasın bo yolda kimler ne dedi…
Dosdoğru göstersin Halk’a hedefi
Böyle hizmetleri yüklensin Mürşid…

Yaaa, hiç de kolay değilmiş mürşid olmak… Bedri Noyan Dedebaba mürşidlik görevi yapacaklara ne öğütler vermiş, görüyorsunuz…

Reklamlar

2 Aralık 2006 - Posted by | Bektaşilik ve Alevilik, Nefesler

8 Yorum »

  1. Yoldaki hizmetlerinizde başarılar dilerim.

    Yorum tarafından Zülfü | 25 Aralık 2006 | Cevapla

  2. Bedri noyan dedebabanın hakka yürüyüşünün 11 yılında erenleri hayırla anıyorum bu fakir bir tariki bektaşi müridi olarak noyan dedebabayı görmemiş sadece yazılarından tanıyabilmiş şanssız biriyim hak pirin himmetinden bizleri yoksun etmesin

    Yorum tarafından mehmet | 28 Ocak 2008 | Cevapla

  3. Şuan Dedebaba kimdir Haydar Ercan mı Mustafa Eke mi yoksa Arnavut Reşat Bardi midir?

    Yorum tarafından Sercan | 23 Eylül 2008 | Cevapla

    • 13 Aralık 1925 tarihli Tekke ve Zaviyeler’in kapatılması hakkındaki kanunla Tarik dergahları kapatıldı Bektaşi tarik Dedebabası Salih Niyazi Mücerret Dedebaba idi o da Ali Naci Baykal Halfe Babayı Türkiyede Sertarik olarak bırakıp 1930 yılında memleketi Arnavutluğa giderek Tiran Ali Demi Mahallesinde Dergah kurdu ondan sonra Bektaşiler Türkiyede Bektaşilik kanunen yasak olduğu için haklı olarak Dedebabalık makamını Arnavutlukta devam ettirdiler.Şu An Hacı Reşat Bardi Tiran Ana Dergahta Mücerret Dedebaba olarak bu Makamdadır

      Yorum tarafından Osman Nuri Dinçtürk | 23 Ağustos 2009 | Cevapla

      • Sayın Osman Nuri bey,

        Oncelikle katkiniz için teşekkür ederim. Verdiğiniz bilgi büyük ölçüde doğru olmakla beraber bazı noktaları tamamlarsam konuyu daha doğru olarak aktarırız zannederim. Önemli ve hassas bir konuya dikkat çektiğiniz için ayrıca teşekkürler.
        Bedri Noyan Dedebaba’nın kütüphanesinde son derece önemli bir evrak bulunmaktadır. Bu evrak Salih Niyazi Dedebaba’nin Ali Naci Baykal Halifebaba’ya gönderdiği bir mektuptur. Mektup eski Türkçe ile yazılmıştır ve Bedri Noyan DB bunu yeni Türkçeye çevirmiştir. Bu mektup da diğer Dedebabalık evraklarıyla beraber mürşidinden Bedri Noyan DB’ya aktarılmıştır. Mektupta verilen bilgilere göre, dergahların Türkiye’de resmen kapatılmasını müteakip bu sırada Dedebabalık görevini yürütmekte olan Salih Niyazi DB (Dedebaba kısaltması olarak kullanıyorum), Bektaşilik müessesenini de korumak ister ve Arnavutluk Kralı Zogo’ya Bektaşiliğin merkezini Arnavutluk’a taşımak üzere başvurur. Ancak, Kral Zogo’dan kendisine “Arnavutluk’ta HALİFEBABA sıfıtıyla görev yapmasından memnuniyet duyacağını, Bektaşiliğin merkezinin ise Hacıbektaş’ta olduğunu ve Türkiye sınırlarının dışına çıkarılmasının doğru olmayacağını” bildiren bir mektup alır. Bu durumda kendisi Halife baba olarak Arnavutluk’a gider ve yerine VEKIL (dedebaba vekili) olarak Ali Naci Baykal babayı bırakır. Ali Naci Baykal baba, Hacı Bektaş Postnişini olarak Dedebabalık makamını vekaleten, rıza ile sürdürür. Daha sonra da Dedebabalık bu kanaldan devam eder. Arnavutluk’ta ise Salih Niyazi Baba HALIFEBABA sıfatını kullanarak hizmete devam eder. Bu durum biraz da Arnavutluk’un Türkiye ile ilişkilerini bozmamak isteme hassiyetinden doğsa gerektir.

        Arnavutluk’ta gelişen siyasi ortam bir müddet sonra orada da baskıların artması ile sonuçlanır. Türkiye’de ise küçülüp, gayri resmi bir ortamda kurum tüm canlılığıyla devam ettirilmiştir. Ancak, resmi hükmü yoktur. Geleneksel olarak sürdürülmüştür. 1992 yılında gelişen siyasi ortam Arnavutluk’ta dinsel-inançsal özgürlüğün genişlemesine yol açar. Bu gelişmeler akabinde 12 Ekim 1992 tarihinde Arnavutluk’tan bir grup Bektaşi Dedebaba Bedri Noyan’ı ziyarete gelir. Bu ziyaret sırasında Reşat Sinan Bardi babaya Bedri Noyan Dedebaba tarafından HILAFET verilir. Yani Reşat Bardi baba Bedri Noyan Dedebaba’nin halifelerinden biri olur. 13 Ekim 1992 günü de Hilafet alması nedeniyle yapması gereken bazı ritüelleri yerine getirmek üzere Hacıbektaş’a ziyaretlerini yapar.

        Olgu ve tarihsel süreç böyledir. Ancak sevgili okurlarım Bektaşilik başka, Bektaşiler başka!… Nefisten arınmanın yolunda yürüyenler ne denli nefislerinden arınabilmişlerdir? Kim ne kadar? Bu kendi vicdanlarına kalmış. Bize düşen tarihsel süreci aktarmak. Sen-ben kavgalarına karışmak değil. Ayrica, önemli olan YOLDUR, YOCU değil. Yolcu yolda olduğu, kurallara uyduğu sürece muteberdir. Biz kimseleri doğru – yanlış diye sıfatlandırma niyetinde değiliz. Ancak, bildiğimiz gerçeği paylaşırız. Karar her vicdanın kendisine aittir.

        Saygılar sunarım,
        Nazenin…

        Yorum tarafından nazenin | 11 Aralık 2010

  4. Burada şunu yazmak isterim Reşat Bardi babadaki rahat tavır ve kendine güveni çok az insanda gördüm. Tavırları babacan bir insan. Diğer yazılı isimleri ne gördüm, nede duydum. Bedri Noyan Dedebaba erenler gitti, her yer sessizliğe büründü. Kendisi tam bir hizmet eriydi. Allah gani gani rahmet eylesin..

    Yorum tarafından ergin | 29 Kasım 2008 | Cevapla

  5. dede baba seçiminin kaydı olan video kaseti var fakirde bu kasetde verilen sözden dönülmesin bu erkan hizmet erkanı lütfen buna dikkat edelim edep yahu selamlar

    Yorum tarafından hasan cemali | 3 Mayıs 2009 | Cevapla

  6. MERHABA
    A. ERCAN DEDE BABA ERENLERİ CEM TÖRENLERİNDE GÖRÜP SOHBET ETMİŞ BİR ANA BACI OLARAK BELİRTMEK İSTERİMKİ KENDİSİ ÜSTLENMİŞ OLDUĞU GÖREVİNİ ÇOK EMEK HARCAYARAK EN İYİ ŞEKİLDE YAPMAKTADIR.KENDİSİ TAM BİR YOL EHLİDİR.NİCE BEN GİBİ FAKİR YOL AŞKI GÜDEN AŞIKLARA NUR OLMASI DİLEĞİYLE,KENDİSİNE UZUN ÖMÜRLER DİLERİM.
    GERÇEĞE HÜ…

    Yorum tarafından pir balım | 22 Haziran 2011 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: