Düşünce Denizi

Bektaşilik- Cönk Defteri

Dünkü yazımızda, Bektaşiliğin ilk dönemlerindeki kitap yazma, basma olanaklarının sınırlı oluşundan söz etmiştik ve nefeslerden oluşan “divan”ların da çoğu kez elle yazılarak çoğaltıldığını vurgulamıştık. Burada aklıma gelen birşeyi paylaşmak istiyorum. “Cönk Defterleri“… Bir Bektaşi nasip aldığı günden başlayarak bir tür hatırat tutar. Aslında bu bir “Seyir Defteri”dir… Hani bir geminin seyir defteri gibi. Cönkler de Bektaşinin seyir defteridir. Bu defterlerin bir özelliği bir tür bloknot gibi olmaları A 4 büyüklüğünün coğu kez yarısı kadar, dikdörtgen, uzunluğuna kullanılan, üstten sayfaların bağlı olduğu defterlerdir. Hepsi böyle olmak zorunda degildir ama çoğu böyledir. Eski cönklerde, sert kapakları olduğu görülür. Bu defterin içinde ön sayfalarda, ara sayfalarda kime aitse o Bektaşinin mührü bulunur. Dolayısıyle sahtecilik pek olmaz. Çoğu eski yazıyla yazılmış birçok cönk defteri bulmak mümkündür… Benim gördüklerim arasında öyleleri vardı ki, Bunlar örneğin Kaygusuz Abdal dergahında görev yapmış birininki, o devrin Mısır yöresi tarihi olayları hakkında da birinci el bilgi veriyordu. Dolayısıyle, tarihçiler için büyük bir kaynaktır. Pek azı değerlendirilmiştir. Bir çoğu malesef II. Mahmut dönemi kıyımlarında yok edilmiştir. Kalsaydı, bugün halkımızın tarihini aydınlatmada pek de güzel hizmetleri olaclaktı.

Bu cönklerde Bektaşi sohbetlerinden önemli notlar, önemli tarihsel olaylar, bu olayların yorumları, nefesler, Bektaşi camiasıyla ilgili bilgiler, kişilerin soy ağacı bilgileri vb. gibi bilgileri bulmak mümkündür…

Ilgilenenler için, Milli Kütüphane, İstanbul’da yazma eserleri barındıran kütüphaneler, Ankara’da özellikle DTCF kütüphanesi yazma eserler bölümü, bir miktar da sanirim Gazi Üniv. Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Merkezi bünyesinde bulunabilir. 1925 yılında Dedebaba’nın Arnavutluk’a gitmesinin yanısıra bu sırada birçok evrak ve kitap da Arnavutluk’a taşınmıştır. Dolayısıyle şu sırada Arnavutluk kütüphaneleri bu konuda zengindir. Ayrıca, Arnavutluk’ta Tepedelenli Ali Paşa zamanında bir okul (kolej) kurulmuştur. Buna Derviş Koleji derlerdi. Buraya yaklaşık 16 yaşlarındaki delikanlılar gelirdi eğitim için. Tabii Arnavutlukta kurulan bir okula genellikle çevrede oturan gençler geldiği için öğrencilerin çoğu Arnavut kökenliydi. Bu yüzden Arnavutluk’ta Bektaşilik bu denli yaygın olarak yer tutmuştur. Burada derviş yetiştirilirmiş. Sabahları matematik, fen, vs. bilgileri, sonra İslam ilahiyatının temel bilgileri verilirmiş. Öğleden sonraları ise, pratik zanaatlar öğretilirmiş. Yatılı olan bu okulda, sır dili olarak kabul edilen dil Türkçe imiş. Yani Arnavut gençlerin aralarında konuştukları dil Türkçe, dersler Türkçe, Bektaşi erkanı ve tarihi , uygulamaları burada sistemli şekilde öğretilirmiş. İşte bu okulun son öğrencilerinden biri ABD deki Michigan Dergahı’nda hizmet gören Baba Recep idi. Yanılmıyorsam 97 yaşlarındayken bundan 5, veya 7 sene önce vefat etti. Yerine Arnavutluk’tan genç bir Baba tayin ettiler. Bu Baba ile beraber sistemli olarak, okuldan yetişmiş şekilde Bektaşiliği öğrenmiş kişiler artık hayatta kalmadı. Türkiye’de Arnavutluk’ta yetişmiş (o zaman Osmanlı topraklarıydı ve Arnavut Türklerinin de rağbet ettiği bir okuldu, yani okul Arnavutluk’ta diye öğrenciler Arnavuttu anlamı çıkarılmamalı) Baba’ların yetiştirdiği kıymetlerden biri de İstanbul Eryek Dergahı Postnişini Turgut Koca Babaerenler idi. Kendisi tam bir mutasavvıftı. Daha sonra bir yazımızda kendisinden bahsederiz.

Bugün Arnavutluk’ta insanların nufus kağıdının din kısmında “BEKTASI” yazılmasına rağmen, suyunun suyu bir Bektaşilik bilgisine sahipler, içeriği büyük ölçüde unutmuşlar. Hatta bazen İran yörelerinden gelen dervişlerden bilgi almakta oldukları için, daha çok Şia uygulamaları ile karşılaşıyorlar. Bazı Arnavut Bektaşi Baba’ları Gazi Üniv. Hacı Bektaş Veli Araştırma Merkezi ile temas halindeler. Bu temas onların gerçek Bektaşi bilgileriyle tekrar tanışmalarını sağlıyor.

Evet, CÖNK DEFTERLERİ Bektaşinin hayatında, Türk kültürünün incelenmesinde böylesine önemli bir yer tutuyor… Genç araştırmacılara duyurulur…

Sevgiyle kalın…
Nazenin.

Reklamlar

5 Aralık 2006 - Posted by | Bektaşilik ve Alevilik, Tasavvuf

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: