Düşünce Denizi

S E V M E K Z O R M U ?

images-41.jpg

Sevmek zor mu?
Kimler sevebilir?
Kimler sevilebilir?

Hadi biraz düşünelim…
Bence, insan ancak kendinde olanı verebilir.
Yani, eğer paranız varsa, para verebilirsiniz… Eğer bilginiz varsa, bilgi verebilirsiniz ve aklınız varsa, akıl verebilirsiniz. İşte aynı bu şekilde SEVGİNİZ varsa, SEVGİ VEREBİLİRSİNİZ…

Demek ki, sevebilmek için önce, kendiniz sevgiyi barındıran kişi olmalısınız. Sizin içinizde sevgi olmalı.
Sizde sevgi yoksa, sevmeniz mümkün değildir. O başka birşeydir. Mesela bazı insanlar görüyorum, içlerinde sevgi beslememelerine rağmen, gerek gördükleri yerde, ellerinden geldikçe severmiş gibi ilgili davranabiliyorlar. Ama, bunlar içten olmuyor, devamlılık göstermiyor. Hemen her zaman ilerideki “alacağa mahsuben” verilen bir ilgi oluyor. Alacakta bir anlık aksama olsa, ilgi acımasızca, sertliğe ilgisizliğe dönüşüyor. Ben bunları “YATIRIM” olarak görüyorum.

Tamam, hayatta belki bu tarz ilgilere, sevgi gibi görünen duygulara da ihtiyaç vardır. İnsan ilişkileri bunu gerekli kılıyordur, ama, bunlar sevgi değildir. Çünkü, sevginin içinde “KARŞILIK BEKLEMEDEN VERILMESI” ilkesi bulunur. Şöyle izah etmeye çalışayım, anne çocuğunu sever, hiçbir karşılık beklemeden sever. Bu gerçek sevgidir.

Ancak, sevgi verilene doğru bir geri dönüşüm yapar. Yani, sevgi ekilir, sevgi biçilir. Anne çocuğunu sever, onda sevgi tohumlarını yeşertir, çocuk da anneyi sever… Bu beklenen döngüdür, ama anne bu işe başlarken “çocuğum beni sevmezse onu sevmem” duygusuyla başlamaz.

Sevmek zor iştir. Öyle herkes kolay kolay sevmeyi beceremez. Sevdiğiniz insanın oluşumuna katkıda bulunacaksınızdır. Yani, sevgi oluşturucudur. En büyük sevgi annenin çocuğuna yönelik sevgisidir, o yüzden örnekleri buradan vermek istiyorum. Bir anne, çocuğunun herşeyiyle ilgilenmeye çalışır, onun oluşmasında katkısı vardır. Sanki imzasını atar. Bu demek değildir ki, çocuğun kendinden kattığı birşey yok… Elbette vardır, hem de çok.. Ama, seven de sevdiğinin oluşumunda pay sahibidir.

Bir düşünün sizin siz olmanızda kimlerin katkısı oldu bugüne dek? İşte sizi gerçekten sevmiş olanlar, onlardır.

İçinde sevgi olan insan, bu sevgiyi, sevdiklerine karşı bir karşılık beklemeden verir, sunar dedik… Bunu yapmak da kolay iş değildir. Dünya gittikçe bencilleşirken, benlikten sıyrılmak kolay mı?

Zor, ama mümkün… Sevgiyi bilmek gerek. Sevmeyi öğrenmek gerek. İnsanları sevebilen insanlar çoğaldıkça dünyamız güzelleşecek.

İşte, bu siteyi bunun için oluşturdum. İçimdeki sevgiyi, tanımadığım, beni tanımayan, dolayısıyle hiçbir karşılık beklemem söz konusu olmayan, sevgi sunabileceğim insanlar için oluşturdum. Belki bendeki sevgi, onların oluşumuna katkıda bulunur, yaşadığımız dünyaya bir zerre sevgi de benden yayılır diye…

Içinizde sevgiyi yeşertmeye, büyütmeye çalışın, sonra korkmayın verin… verin ki alasınız… Siz karşılık beklemeden verin, o bir şekilde dönecektir. Bu dönüş kendiliğinden olursa, makbul olan budur. Diğeri de güzeldir ama içinde yatırım olgusunu barındırır. Asıl sevgiye göre ikincildir. Yine de kıymetlidir.

Reklamlar

11 Aralık 2006 - Posted by | Bektaşilik ve Alevilik, kadın, Tasavvuf

6 Yorum »

  1. yorum deyil ama bir şeyler eklemek isterim ben seviyorum

    Yorum tarafından özgür | 2 Ocak 2007 | Cevapla

  2. sevmek zor deyil sevilmek zorrrrrrrrrrrrrrr

    Yorum tarafından özgür | 2 Ocak 2007 | Cevapla

  3. sevmek paylaşmaktır öpmektir koklamaktır sevdiğini görünce inasının içi cız etmesidir her seyini paylaşmaktır hayata bakmaktır insanları sevmektir insan sevince çok farklı olur çok büyük bir sorumluluk ister tabi bunu yerine getirmek gerekir tektaraflı bir sevgi olmaz aşk denilen bir sey kesinlikle tek taraflıdır ama sevdiğin için sadece kalbinde aşk onun içindir bağlanmaktır ben sevdim ama söyleyemiyorum çok zor günlerce içim içimi yiyor ama bir türlü o iki kelimeyi birleştiremiyorum

    Yorum tarafından harun | 1 Şubat 2007 | Cevapla

  4. Sevgili Harun,

    Sevdiğinizi söylemekten neden sakınıyorsunuz? Sevmek çok doğal birşey. Sevmek de güzel. Sevilmek de güzel. Sevgiyi paylaşmak daha bir güzel.
    Hayatımızın çeşitli sevgilerle bezenmesi, mutluluğumuzu arttırır. Öyle değil mi? Kimi severseniz, neyi severseniz bence söylemelisiniz de… Derler ki, Leyla’yı sevmeyen Mevla’yı sevemezmiş… Yani önce zahirde karşı cinsten birini sevmeyi öğrenecekmiş ki insan, Tanrı’yı sevmeyi de başarabilsin…
    Demek ki sevmekten ve sevdiğimizi söylemekten korkmamak lazım…
    Yeter ki, siz, bu hassas işi kararında ve zamanında gerçekleştirin… Herşeyin yeri, zamanı vardır. Olmadık yere sevgi sözleri bile yakışmaz. Kararında derken de, denge unsurunu hatırlatmak istedim. İnsan birine sevdiğini tatlı bir meltem rüzgarının esintisi gibi keyiflendirici şekilde söylemelidir, bir kasırga şiddetinde gelirse cümleler, yıkar geçer… Kararinca, dengeli şekilde, ısrarcı olmadan…Belki biraz ürkekçe… Kırmaktan, üzmekten ürkerek… Nazikçe, nazenince…

    Yorum tarafından nazenin | 1 Şubat 2007 | Cevapla

  5. seviyorsan söylemelisin,belki yarın cok gec olabilir….

    Yorum tarafından nurdan | 22 Mart 2007 | Cevapla

  6. Sevmek olgusunun iyi veya kötünün ötesinde bir tutkulu kendinden gecis oldugunu saniyorum.Bunun tarifini yapacak arif yok!Neyi paylasacaksin?Kime söyleyeceksin?Delirip gittin iste!

    Yorum tarafından ergin | 2 Kasım 2008 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: