Düşünce Denizi

Bektaşi Nefesleri- Hatayi’den (Şah Hatayi ve Can Hatayi)

Sıra geldi Hatayi’ye…
Bilir miydiniz bilmem ama Hatayi mahlasıyla yazan iki Bektaşi şairi vardır. Bunlar bir baba-oğuldur. Baba Şah Hatayi mahlasıyla, oğul ise Can Hatayi mahlasıyla yazar.

Önce Şah Hatayi’den bahsedelim. Aslında birçoğunuz onun hakkında pek çok şey duymuşsunuzdur. Asıl adı Şah İsmail’dir. Aruz ve milli vezinde birçok şiiri yani nutukları vardır. Baba tarafından Halveti şeyhlerinden Şeyh Safi-i Erdebili’yle, anne tarafı ise Uzun Hasan Bey’le akrabalığı vardır. Pek çok nutku ve nefesi vardır. Bektaşi edebiyatının kurulmasında çok önemli rolü olmuştur. Öğretiyi bu eserlerde ince bir şekilde ve çok akıcı bir dille kullanmıştır. Bu yüzden halkın aklında kolay kalmış ve dilden dile dolaşarak günümüze ulaşmıştır.

Çaldıran Meydan savaşında Yavuz Sultan Selim’e yenilince, eşi Taçlı Sultan ile oğlu El-Kas Mirza, tutsak edilmiştir. Daha sonra oğlu El-Kas Mirza Yeniçeri yazılarak Niş kalesi kumandanlığına atanmıştır. Oğlu da babası gibi Hatayi mahlasını kllanmıştır. Ancak nefeslerin bazıları sadece Hatayi mahlası taşımakta ve hangisine ait olduğu kesin olarak saptanamamaktadır. Diğerlerinde genel olarak baba Şah Hatayi, oğul ise Can Hatayi mahlasını kullanmışlardır. Hatayi 1523 yılında Hakka yürümüştür.

Önce Şah Hatayi’den bir örnek verelim:

Gönül ne gezersin seyran yerinde
Alemde her şeyin var olmayınca
Olur olmaza dost deyüp gezme
Bir ahdine bütün yar olmayınca

Yürü sofi yürü yolundan azma
İlin gıybetine kuyular kazma
Varup her dükkana metaın çözme
Yanında mürşidin var olmayınca

Kalktı havalandı gönülün kuşu
Kavga gıybet etmek kötünün işi
Üstadın tanımaz bunda her kişi
Anın kim mürşidi er olmayınca

Varup bir kötüye sen olma nöker
Çerhine değer de, dolunu döker
Ne Huda’dan korkar, ne hicab eder
Bir kötüde namus ar olmayınca

Şah Hatayi‘m edem bu sırrı beyan
Kamil midir cahil sözüne uyan
Bir baştan ağlamak ömredir ziyan
İki baştan muhib yar olmayınca.

Bir tane daha Şah Hatayi’den

Erenler serveri Şah-ı velayet
Aldı mü’minlerin elin eline
Hanedan dostuna eyler hidayet
Mü’min olanları çeker yoluna

Eğer bende isen Şah-ı Merdan’a
Ali gibi sen de kalma noksana
Bir talibi pişir getir meydana
Ezel ebed la gelmeye diline

Nasihattır benden sana emanet
Sadık emanete etmez hiyanet
Yemek ile içmek için bir adet
Kurdu Hak arslanı mü’min kuluna

Erenler gittiği yolları gözle
Gözet bir kamilin izini izle
Mü’min kardeşlerin aybını gizle
Girmek ister isen rahmet gölüne

Mürşide rehbere eyle itaat
Zahirde batında gözle sadakat
Muhammed Ali’den kaldı emanet
Bağçe donanınca güller alına

Muhammed Ali’ye kırklar katıldı
Anda varlıkları cümle atıldı
Bir yahudiye kul oldu satıldı
İstek Hak olduğu bundan biline

Şah Hatayi‘m cennet kapusun açtım
Cömert olanların dolusun içtim
Bahil olanları ayırdım seçtim
Bahilden gayrısı cemde buluna

Şimde de sadece Hatayi mahlasının kullanıldığı nutuklarından bir örnek :

Muhammed Ali’yi candan sevenler
Yorulup yollarda kalmaz inşallah
İmamı Hasan’ın yüzün görenler
Hüseyin’den mahrum olmaz inşallah

İmamı Zeynel’den bir dolu içen
İmamı Bakır’dan kaynayup coşan
Sıdk ile İmam Ca’fer’e koşan
Bundan özge yola sapmaz inşallah

İmamı Musa’dan gelen erenler
Can baş feda edup cemler görenler
İmamı Rıza’ya zehir verenler
Divanda şefaat bulmaz inşallah

Bir gün olur okuturlar defteri
Şah oğlunun elindedir teberi
Uyanınca Takıy Nakıy, Askeri
Açılan gülümüz solmaz inşallah

Hatayi der bu iş bir gün biter a
Özünü katagör ulu katara
Mehdi şevki bu cihanı tutar a
Şah oğluna sitem olmaz inşallah

ve son olarak Can Hatayi mahlasıyla bir nutuk örneği: (oğul Hatayi’den)

Kerem eyle mür’vet eyle
Hatırları yıkma gönül
Şol yüzüne bakmayanın
Sen yüzüne bakma gönül

Deme şu şöyle, bu böyle
Doğrusunu gel sen söyle
Söylersen yüzüne söyle
Sakın gıybet etme gönül

Nefs atına binip aşma
Gülsüz çöllerde dolaşma
Olur olmaz iddalaşma
Canın köze yakma gönül

Bir kardeşe meyil verip
Çok tuzun ekmeğin yeyip
Zerrece kusurun görüp
Canın köze yakma gönül

Kaz kuyuyu boyunca kaz
Çıkacağın bilip de kaz
Gezdiğin yerlerde hoşça gez
Doluları dökme gönül

Can Hatayi
dedi eyvah!
Sonra senin başına vah!
Vasiyyetim budur billah,
Kendini methetme gönül…

Evet bugün de Hatayi ile tanıştık…

Sevgiyle kalın…
Nazenin…

Reklamlar

19 Aralık 2006 - Posted by | Bektaşilik ve Alevilik, Nefesler

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: