Düşünce Denizi

Bektaşi Nefesleri – Teslim Abdal’dan…

Onyedinci yüyyılda Sultan Dördüncü Murad zamanında yaşamış Bektaşi şairlerindendir. Asıl adı Mehmet’dir. Kendisi Yeniçeri ocağının Halife Babası idi. Onlara Büyük Baba Efendi denirdi. Kendisinin adının da içinde geçtiği Mehter Marşı da vardır. Onun adına yapılmış üç türbe vardır Biri Trakya’da Keşan’a bağlı Teslim Abdal köyünde, diğeri Denizli yakınlarında ve sonuncusu da Doğu Anadolu’dadır.

Gafil durma şaşkın bir gün ölürsün,
Dünya sana baki değil ne fayda
Ettiğin işlere pişman olursun
Pişmanlığın ele girmez ne fayda

Bir gün seni iletirler evinden
Hak’kın kelamını kesme dilinden
Kurtulmazsın Azrail’in elinden
Türlü türlü yolun olsa ne fayda

Söylersin de sen sözünden şaşmazsın
Helalini haramından seçmezsin
Kepeğin tükenir su da içmezsin
Hep deryalar senin olsa ne fayda

Teslim Abdal eder, çöksem otursam
Cümle varlığımı ele getürsem
Şu yalan dünyayı zapta getürsem
Hep dünyalar senin olsa ne fayda…

Bir başka nefes yine Teslim Abdal’dan:

Oturmuştur sofi dersini okur
Gel bunun manasın ver imdi sofi
Arif olup her manadan sezinir
Gel bunun manasını ver imdi sofi

Anadan doğdular şems ile kamer
Yezidin başına tiğ ile teber
Bir kısrak gördüm ki tayını emer
Gel bunun manasın ver imdi sofi

Muhammed Ali’dir Rahman’dan yüce
Dirilmiş müminler dökülüp saça
Anası kızoğlan oğludur koca
Gel bunun manasın ver imdi sofi

Erenlerin kıldan ince yolu var
Dört kapunun iki yüzü dili var
Bir kuş gördüm ayağında nalı var
Gel bunun manasın ver imdi sofi

Teslim Abdal üryan gezer donu yok
Sular şaşar olmuş akar sonu yok
Kanı vardır cesedinde canı yok
Gel bunun manasın ver imdi sofi..

Teslim Abdal’ın nefeslerini üçleyelim:

Ta ezelden yarin yüzüne bakıp
Cemali didarı gören ağlar mı
Yetişim bir mürşid eteğin tutup
Özünden benliği ayıran ağlar mı

Ali’ye Muhammed geldi bürhana
Hatice Fatıma o ehli cana
Birleyip özünü ulu meydana
Anlayıp zatını bilen ağlar mı

Sahipzaman yakın yola gelirse
Hasan’la Hüseynin ahın alırsa
Erenler deminden her ne gelirse
Ere erip Hak’kı gören ağlar mı

Zeynel’abidin’in yüzünü görüp
Muhammed Bakır’ın sırrına erip
Ca’feri Sadık’ın darına durup
Burada ikrarın veren ağlar mı

Musa-yi Kazım’ın Turuna ucup
İmamı Rıza’nan yurduna göçüp
Kufür köprüsünü ileri geçüp
İman deryasına dalan ağlar mı

Taki, Naki’yi Askeri’yi bilen
Hak Muhammed ile Mehdi’dir gelen
Her daim Kırkların cem’inde olan
Muhabbet tadını duyan ağlar mı

Teslim Abdal daim yüksek uçar mı
Erenlere teslim olan kaçar mı
Dört kapudan kırk makamdan geçer mi
Bir olup birliğe yeten ağlar mı….

Reklamlar

4 Ocak 2007 - Posted by | Bektaşilik ve Alevilik, Nefesler

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: