Düşünce Denizi

Aşık Veysel’den…

images-3.jpg

Aşık Veysel Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde 1894 yılında doğar. Babası Şatıroğullarından Karaca Ahmet’tir. Annesinin adı Gülizar’dır. Veysel’i annesi rahat yatağında değil, koyun sağmaya giderken sancılanarak oracıkta doğuruveremiştir. Veysel’in kendisinden büyük iki kız kardeşi o zamanların amansız hastalığı “çiçek” yüzünden doğumlarının ardından birkaç gün içinde ölmüşler. Veysel’in küçüğü bir kız kardeşi de aynı akıbeti paylaşır. 7 yaşına kadar Veysel için sağlıklı sayılacak bir çoçukluk devresi olur. Ancak 7 sinde o da çiçek hastalığına yakalanır. Sol gözünü kaybeder, sağ gözüne perde iner. Bu gözünü babası tedavi ettirmek için yollar arar… Tam da tedavi planlandığı sırada, bir kaza olur… sivri bir cisim bu gözüne girer ve onu da kaybeder. Artık en büyük yardımcısı kız kardeşi Elif’tir. Bir de ağabeyi Ali vardır. Yaklaşık 10 yaşlarına gelince babası oyalansın diye on abir saz alır. Yine babasının desteği ve yardımıyla bazı halk şairlerinin eserlerini ezberler. İlk ezberlediği dizeler Kul Abdal‘a aittir:

Takdirden gelene tedbir kılınmaz
Ne kılayım çare ben şimdengeri
Yaram türlü türlü merhem olunmaz
İstersen merhemi çal şimdengeri

Geçti elden gitti muhabbet çağı
Rakipler bahçeye kurmuş otağı
Yıkılsın çeresi bostanı bağı
El girsin bağına var şimdengeri

Sen bir gonca günsün istife karış
İstersen gül oyna istersen sarış
Gönlün kim isterse ülfet et konuş
Yarim sana destur var şimdengeri

Kul Abdal’ım yalan dünya vafasız
Alemde bir yare düştüm devasız
Sen bana yar olman behey vefasız
Var kimin olursan ol şimdengeri…

Veysel önceliri saza pek alışamaz tam bıkıp bırakacağı sırada komşusu Molla Hüseyin yardımcı olur, sonra da Ali Ağa diye tanınan biri ona ders vermeye başlar… Derken, delikanlı olur… artık ezberlediği bir repertuarı vardır, sazıyla da barışıktır. Esma adında biriyle evlendirilir… Veysel, Esma’ya aşıktır… ama ilk çocuklarını kısa sürede kaybederler, ikinci ise, 2 yaşlarındayken ölür. Esma ise Veysel’i terk etmiştir. Veysel dertlidir… Aşk yarası yüreğini yakar, çocuklarının hüznü onu iyiden dertlendirir…Yöreden kaçar, başını dinlemek ister… tekrar dönerken Yalıncak Baba türbesine uğrar… Niyazda bulunur… Burada Gülizar’ı tanır, istetir, evlenirler, 6 çocukları dünyaya gelir. 1931’de Ahmet Kutsi Tecer Sivas’ta bir Aşıklar Bayramı düzenler buna katılan Veysel’e “Halk Şairi ” belgesi verilir… Veysel de usta malı satmanın yanı sıra artık kendi yüreğinden dökülenleri de söylemeye başlar… Böylece üretici dönemine girer..

Aşık Veysel ilk şiirini Atatürk için yazmış . Cumhuriyetin onuncu yıldönümünde… “Gazi” adını taşıyormuş. Üstelik şiirini O’na okumak için de binbir gayrete girmiş, okuyamamış ama, gazetede yayımlanmasını sağlayabilmiş… Atatürk için yazdığı diğer şiiri ise 1938 yılında, aşağıda size sunuyorum. Sonra maddi manevi zorluklarla geçen bir dönemde yine kendisine Kutsi Tecer yardım ediyor ve onun Köy Enstitüsünde saz öğretmenliği yapmasını sağlar… Tanıdığımız eserler bundan sonra verilir…1941-49 yıllarında öğretmendir. Sonra “benim sadık yarim kara topraktır” diyerek yurduna döner. Artık tanınmaya başlar, hakkında yazılar yazılır, filmlere konu olur, onun sazını dinlemek için salonlar dolar… sonra 1973 yılında 21 martta bir Nevruz’da bu dünyaya veda eder.

ATATÜRK’e yazdığı şiir:

Ağlayalım Atatürk’e
Bütün dünya kan ağladı
Süleyman olmuştu mülke
Geldi ecel can ağladı

Doğu batı cenup şimal
Aman Tanrı bu nasıl hal
Atatürk’e erdi zeval
Memur mebusan ağladı

İskenderi Zülkarneyin
Çalışmadı buncalayın
Her millet Atatürk deyin
Cemiyeti Akvam ağladı

Atatürk’ün eserleri
Söylenecek bundan geri
Bütün dünyanın her yeri
Ah çekti vatan ağladı

Fabrikalar icadetti
Atalığın ispat etti
Varlığın Türk’e terketti
Döndü çark devran ağladı

Tren hattı tayyareler
Türkler giydi hep karalar
Semerkant’la Buharalar
İşitti her yan ağladı

Bu ne kuvvet bu ne kudret
Varidi bunda bir hikmet
Bütün Türkler İnönü İsmet
Gözlerinden kan ağladı

Siz sağ olun Türk gençleri
Çalışanlar kalmaz geri
Maraşal’ın askerleri
Ordular, teğmen ağladı

Zannetme ağlayan gülmez
Arslan yatağı boş kalmaz
Yalnız gidenler gelmez
Her gelen insan ağladı

Uzatma Veysel bu sözü
Dayanmaz herkesin özü
Koruyalım yurdumuzu
Dost değil düşman ağladı

Ünlü halk ozanımız Aşık Veysel bakın ne demiş:

Veysel’in sözleri kanun dışı mı
Mantığa uymazsa kesin başımı
Bana düşman etmiş vatandaşımı
Sebebi ne ise soralım kardaş…

Her türlü ayrılıkçılığa karşı olan ve içi vatan sevgisiyle, yurt sevgisiyle dolu olan ozan şöyle demiş bir şiirinde:

“Kürt’ü Türk’ü ve Çerkez’i
Hep Adem’in oğlu kızı
Beraberce şehit, gazi
Yanlış var mı ve neresi?”

VATAN SEVGİSİNİ İÇTEN DUYANLAR

Vatan sevgisini içten duyanlar
Sıtk ile çalışır benimseyerek
Milletine ulusuna uyanlar
Demez neme lazım, neyime gerek

Her ferdin hakkı var, bizimdir vatan,
Babamız, dedemiz döktüler al kan
Hudut başlarında can verip yatan
Saygıyla anarız şehit diyerek

Vatan aşkı ile çalışan kafa
Muhakkak erişir öndeki safa,
Tesir nüfuz olur her bir , severek

Olmak istiyorsan dünyada mesut
Hakka, halka yarayacak bir iş tut
Çalıştır oğlunu ,kızını okut
İnsan olmak için okumak gerek

Vatan bizim, ülke bizim, el bizim
Emin ol ki her çalışan kol bizim
Ayyıldızlı bayrak bizim, mal bizim
Söyle Veysel övünerek överek

HEPİMİZ BU YURDUN EVLATLARIYIZ

Bu nasıl kavgalar, çirkin dövüşler
Hepimiz bir yurdun evlatlarıyız
Yolumuza engel olur bu işler
Hepimiz bir yurdun evlatlarıyız

Birleşiriz bir bayrağın altında
Biz Türklerin ikilik yok arasında
Yanar tutuşuruz vatan aşkına
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

Hedef alıp dövüştüğün kardaşın
Seni yaralıyor attığın taşın
Topluma zararlı yersiz savaşın
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

Herkes ilim deryasında yüzüyor
Çıkmış ayın çevresinde geziyor
Yazık bize, yollarımız uzuyor
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız.

Kitaplar yazılmış nasihat dolu
Birlikte güçlenir gençliğin kolu
Gençliğe emanet Atatürk yolu
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız.

Söyler Veysel sözlerinden vazgeçmez
Bulanık çeşmeden kimse su içmez
Kanadı olmasa kuşlar da uçmaz
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız.

Aşık Veysel’i anmış olduk… Sözlerine kulak vermek gerek… Bugün herşeyden çok vatanımızı sevmeye, çalışmaya, birlik ve beraberlik duygularımızı pekiştirmeye ihtiyacımız var… Alevi-Bektaşi yolunun herkesi kucaklayan, insana sevgi ve saygıyla bakan anlayışı, barış içinde bir dünya için en güzel kılavuzlardan biridir… Aşık Veysel gibi bu kültürün etkisiyle beslenmiş insanlarımız hem kendilerini yetiştirirler hem de çevrelerine güzel, olumlu, başarı ve barış dolu mesajlar iletirler…

Sevgiyle kalın…
Nazenin…

Reklamlar

31 Ocak 2007 - Posted by | Bektaşilik ve Alevilik, Nefesler

1 Yorum »

  1. çok güzel

    Yorum tarafından Turuncu | 9 Mart 2007 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: