Düşünce Denizi

Şiilik ve Alevilik üzerine…

alacakaranlik-deniz.jpg

Öncelikle şunu söylemekte yarar görüyorum. Ortalıkta iki ayrı terim, kavram varsa (aynı dilde) bunların tıpatıp aynı anlam açılımını ifade ediyor olmaları mümkün değildir. Yani, iki ayrı kavram varsa iki farklı anlam vurgulaması var demektir.

Bu da şu demek oluyor. Şiilik ile Alevilik aynı kapsamı tanımlamaz. Farklı kapsamları tanımlar.

Peki, o zaman, Şiilik ne demek? Kısaca şöyle açıklanıyor:
Peygamberin ölümünden sonra meşru halifenin Hz. Ali olduğu görüşünü benimseyen kişilere verilen genel addır. Kelime anlamına bakılırsa, “taraftar” , çoğul olarak da “taraftarlar” anlamına gelir.
Hz. Ali’ye taraftar olanlara “Şia”, bu taraftarların oluşturdukları mezhebe de “Şiilik” denilmiştir.

Dikkat ederseniz burada vurgulama “taraftar olmak” kelimesindedir. Bu bir siyasal tercih erkini de göstermektedir. Zaten Şii’lerin ittifak ettikleri ve diğerlerinden (sünnilerden) ayrıldıkları en önemli konu imamet, ya da hilafet konusu, diğer bir deyişle de devlet başkanının kim olması gerektiği konusudur. Çünkü, o dönemde halife aynı zamanda islam devletinin de başkanı konumundadır.

Alevi kelimesine baktığımızda, onun da anlamının “Ali’den yana olmak” şeklinde açıklandığını görürüz. Ancak burada ince bir nuans vardır. Ali’ye taraftar olmak ve Ali’den yana olmak aslında tamamen aynı kapsamı anlatmazlar. Taraftarlık siyasal bir tercihi vurgularken, Ali’den yana olmak, onun yolundan gitmek, izinden gitmek, onun görüşünden gitmek vurgusunu taşır. Yani burada vurgulama siyasal değil ilmidir. Yorumsaldır.

Işte bazı insanlar Ali’nin yanında olurken, izinden giderken, daha doğrusu onun gösterdiği yol ile İslam’ı benimserken, bu yolun içeriğini önemsemişlerdir. Bunlara Alevi diyoruz.

Ali’nin yolu nedir?
Diğerlerinden farklı birşey önermemiş olsa, Ali’nin yolundan söz edebilir miydik? Edemezdik.
O zaman, neydi Hz. Ali’nin yolunu, yol yapan?
O güne kadar önce Arap, sonra İslam geliyordu neredeyse… Yani Arap kültürü baskınlığı altında bir İslam anlayışı empoze ediliyordu. Böyle devam etseydi belki de İslam bir “kavim” dini olarak kalabilirdi de!… Çünkü, farklı kültürlerle temasında zorluklar yaşanacaktı.

Oysa Hz.Ali’nin yorumu İslam’ın evrensel yorumuydu. Farklı kültürleri de kucaklayan yorumuydu. Bu da elbette daha esnek, daha yalın, katı değil, farklı kültürlerle harmanlanabilecek, hoşgörüyü içeren bir özellik ile ortaya çıkması demekti… Kısaca, özgürlük içermesiydi.

İşte, Alevi terimi ile Şii terimlerinin bazı noktalarda benzer bir zemini tanımlasa bile gerçekte çok kritik bir noktada farklı vurgulamalar üstlenmesinin Nazenince açıklaması böyle…

Düşünce Denizine buyurun, siz de konu üzerinde düşünün…
Şiilik eşittir Alevilik olmadığına göre daha güzel bir açıklama buluyorsanız, görüşlerinizi bize yazın, bizimle paylaşın…

Sevgiyle kalın…
Nazenin…

Reklamlar

6 Mart 2007 - Posted by | Bektaşilik ve Alevilik

2 Yorum »

  1. ben şükran üstün nazenin adında bir arkadaşım var uzun zamandır görüşemiyorum siz olabilirmisiniz kendisi tokatlıdır amsyada tanışmıştık

    Yorum tarafından şükran üstün | 7 Mart 2007 | Cevapla

  2. Sevgili Şükran Üstün,

    Malesef aradığınız arkadaşınız ben değilim. Ben sadece bu site içinde Nazenin adını kullanıyorum.

    Saygılar,
    Nazenin…

    Yorum tarafından nazenin | 8 Mart 2007 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: