Düşünce Denizi

Turna simgesi üzerine…

images2.jpgÖncelikle bu simgeyi anlamak için Kam (şaman) kültürüne gitmemiz gerek. Eski Türk geleneklerinde Kam kültürünün çok büyük bir önemi vardı. Bu dönem geleneklerinde “ruh” genelde “kuş” ile simgelenirdi. Zaten daha sonraki birçok inanca ruh’un kuş ile özdeşleştirilerek kullanımı taa bu dönemdeki yaygın inanca dayanır.

Kuşlar içinde de farklı cinslerin farklı anlamlarla ortaya çıktığını görürüz. Örneğin Zümrüd-ü Anka Kuşu, Güvercin ve Turna Kuşu Bektaşi edebiyatı içinde önemli yer tutan kuşlardır. Bugün bunlardan Turna üzerinde durmaya çalışacağız.

Turna, Horasan Erenleri’ni simgeler… Ahmet Yesevi’yi simgeler…Yerine göre Turna Ali’yi simgeler… Yine yerine göre Turna İnsan-ı Kamil’i simgeler… Tanrısal ruhu simgeler. “Sana ruhumdan üfledim” cümlesindeki geçiş, Tanrısal diyardan İnsana aktarılan ruhun simgesidir. Kim ki Tanrısal sıfatlarla yüklenmiştir, donanmıştır, O’nu simgeler. Bu sıfatlarla donanana zaten İnsan-ı Kamil deniyor. İnsan-ı Kamil zincirinin başını da Ali çekiyor. Sonra da bu nurla nurlananlar… Erenler…

Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu: Bektaşi inancında DEVRAN var. Yani ruhgüçü… O’ndan gelir, O’na döner, yine O’ndan gelir, yine O’na döner… Bir dönüş çevrimi var. Ruhun dönüş çevrimi… Turnalar döner, döner, aynı ruhun dönüş çevrimi gibi.. Eeee Bektaşi bu… Zahiri olacak ki, Batını olabilsin… Soyutu somutla anlatabilsin ki, anlaşılsın… Öyle değil mi???
images-15.jpg

Şöyle bir hikayesi vardır:
Türkistan diyarının ünlü Pir’i Ahmet Yesevi bir gün Horasan Erenleri’nden bir davet alır. Bir yerde buluşmak istenmiştir. Bu toplantıya gitmek üzere Horasan Erenleri turna donuna girerler (Turna görünümüne bürünürler) ve Semerkant yakınlarında Amü ırmağının kıyısına konarlar. Ahmet Yesevi de buraya gelerek Horasan Erenleriyle buluşmuştur. Erenler burada buluşmak için Turna donunda yol almıştır. Ahmet Yesevi’ye saygılarını sunan Horasan Erenleri tekrar Turna donunda buradan Horasan’a dönerler. Ahmet Yesevi de halifeleriyle Türkistan’a döner.
Böylece Turna, öğretinin önemli bir durağındaki buluşmayı simgeler. Çünkü öğreti daha sonra Horasan Erenleri tarafından geliştirilecektir.

Öğretinin en üst durağında Ali vardır. Dolayısıyle Turna donundaki seyahat sonunda Ali’ye varır. Işte bu nedenle de bazı yerde Ali’yi simgeler.
images-26.jpg

Şimdi Pir Sultan’a kulak verelim, bize Turna’ları nasıl anlatmış:

Yemen illerinden beri gelirken
Turnalar Ali’mi görmediniz mi
Hava üzerinde sema ederken
Turnalar Ali’mi görmediniz mi

Şahım Hayber kalesini yıkarken
Nice yezid halka olmuş bakarken
Muhammed Mustafa Miraç çıkarken
Turnalar Ali’mi görmediniz mi

Kim gördü deryada balık izini
Eğilip öptü Kamber’in yüzünü
Nerde dinler Ali’m hub avazını
Turnalar Ali’mi görmediniz mi

Havanın yüzünde sema tutarken
Ab-ı Kevser şarabından içerken
Muhammed’im gülü reyhan biçerken
Turnalar Ali’mi görmediniz mi

Şeriat yolunu Muhammed açtı
Tarikat menilin Murtaza seçti
Bu meydandan nice erenler geçti
Turnalar Ali’mi görmediniz mi

Pir Sultan’ım eydür vuran gidiyi
Dilim zirkederen daim Hüda’yı
On iki imamların nesli sultanı
Turnalar Ali’mi görmediniz mi

İşte yukarıda simgenin Alevi-Bektaşi kültüründeki açılımını anlatmaya çalıştım. Bu nedenlerle Turna bir tür kutsanmış kuş niteliğindedir. Buradaki anlamların pekiştirilip, işlendiği bir de semah mevcuttur. Buna da Turnalar Semahı denir. Turnalar Semahının da diğer semahlar arasında özel bir yeri vardır. Çünkü bu semahta da işlenen tema, kutsanmış ruhların buluşmasıdır. Hareketler, belirgin, yavaş ve olgundur. Sevgi, kavuşma ve tevhid işlenir.
Önce semah dönenler kollarını yanlara açıp yavaş ve ritmik adımlarla bir sıra halinde yürürler. Daha sonra bir buluşma simgesel olarak sergilenir, bu arada ritm hızlanır… hareketler hızlanır. Bir tür kendinden geçiş, hemhal oluş yaşanır…

Evet bir de İlhami Baba’dan bir Turna nefesi ile bu yazıyı da bitirelim.

İki turnam gelir başı ciğalı
Eğlen turnam eğlen Ali misin sen?
Birisi Muhammed birisi Ali
Yoksa Hacı Bektaş Veli misin sen

İki turnam gelir rengi yem yeşil
Biri imam Hasan ol pak-i nesil
Biri İmam Hüseyin cennette bir gül
Eğlen turnam eğlen Ali misin sen?
Yoksa Hacı Bektaş Veli misin sen

İki turnam gelir rengi kırmızı
Biri İmam Zeynel sürelim yüzü
Biri İmam Bakır edek niyazı
Eğlen turnam eğlen Ali misin sen?
Yoksa Hacı Bektaş Veli misin sen?

İki Turnam gelir rengi Caferi
Biri İmam Rıza sürelim yüzü
Biri Musa Kazım edek niyazı
Eğlen turnam eğlen Ali misin sen?
Yoksa Hacı Bektaş Veli misin sen?

Turnalar Hicaz’dan sökün eyledi
Muhammed Mehdiyi’yi yakın eyledi
Hakikat ehlini memnun eyledi
Eğlen turnam eğlen Ali misin sen?
Yoksa Hacı Bektaş Veli misin sen?

Turnalar geldiler verdiler selam
Aldım selamını eyledim kelam
İlhami şüphesiz gördüm vesselam
Eğlen turnam eğlen Ali misin sen
Yoksa Hacı Bektaş Veli misin sen

Sağllıcakla kalın, sevgiyle kalın…
Nazenin…

Reklamlar

12 Aralık 2006 Posted by | Bektaşilik ve Alevilik, Simgeler, Tasavvuf | Yorum bırakın

Güvercin Simgesi ve Papa’nın Ziyareti…

images-2.jpg

Bilindiği gibi Hacı Bektaş Veli Anadolu’ya “güvercin donunda” gelmiştir. Yani, güvercin simgesinin özelliklerini üzerine alarak, onu bir elbise gibi giyerek gelmiştir. Niye güvercin diye sorulduğunda da : “Daha masum, daha mazlum, daha barışçıl bir yaratık bulsaydık, onun donuna girerdik” demiştir. Burada Hacı Bektaş Veli’nin güvercini “Barış Simgesi” olarak seçtiği açıktır.

Nitekim Papa’nın Ayasofya ziyareti sırasında, Müslümanların temsilcisi durumundaki İmam tarafından Papa’ya güvercin donunda (şeklinde) resmedilmiş bir hat yazı sanatı örneği verildi. Ağzında zeytin dalı tutan bir güvercin… Yani bir Barış eliydi verilen, bir barış simgesi uzatıldı kendisine….

Peki Papa ne yaptı? O da bir kaseden su içmeye gelmiş çeşitli güvercinlerin olduğu bir resmi hediye etti İmam Bey’e..

Şimdi Güvercin simgesine bir bakalım… neleri simgelermis? Bu arada belki daha önce belirtmeyi unutmuşumdur, ya da belirtmiş olsam da hatırlatayım, simgeler “çok seslidir”… Yani bir simgenin tek bir anlamı yoktur. Tek bir anlamı olursa ona simge denmez zaten “işaret” denir. Bu şunu işaret eder… gibi.. mesela trafik işaretleri gibi… Oysa simgeler çok seslidir, “multivocaldir”, bünyesinde birden fazla anlamı saklı tutar… ve demek ki Güvercin simgesinin de birden fazla anlamı var… Kullanıldığı yere göre bu anlamlardan hangisinin seslendirilmiş olduğu değişir… Evet dönelim güvercin simgesine:

Tufanın bitimini gagasıyla taşıdığı bir zeytin dalıyla mujdelediğine inanıldığı için Güvercin herşeyden önce en yaygın anlamıyla “Barış”ın, “huzura erişin” simgesidir.
Hititlerde Kubaba ve Kadim Yunan kültürü ve Roma’da da kullanılır. Afrodit’in kuşudur. Romalılar ona “Venus Columba(güvercin venüs) adıyla taparlardı ve mezar odalarına da güvercin yuvası derlerdi.

Hıristiyan inancında ise, Kutsal Ruh’un simgesi olup dişi olarak kabul görmüştür rengi, beyazdır. Güvercin simgesiyle Hıristiyan dünyasında Kutsal Ruh’un Meryem’i bir güvercin kılığında hamile bırakmış olduğu ve vaftiz sırasında da İsa’nın benliğine girip onu tanrılaştırdığı inancı yer alır.

Yorumu size bıraktım…images-1.jpg
Nazenin.

1 Aralık 2006 Posted by | Simgeler, Tasavvuf | Yorum bırakın